Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/5802 E. 2011/15673 K. 13.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5802
KARAR NO : 2011/15673
KARAR TARİHİ : 13.12.2011

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. … ile davalı vek. Av. …’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-KARAR-

Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 5 yıl süreli 14.2.2007 başlangıç tarihli bayilik sözleşmesi imzalandığını, sözleşme ile üzerlerine düşen edimlerini yerine getirmelerine rağmen davalı şiketin kendilerinden habersiz olarak 1.11.2007 tarihinde müşterilere yazı yazarak müvekkiline ödeme yapılmamasını ve ilişkilerin dondurulduğunu bildirdiğini bu yazıdan haberdar olmadıkları için 2.11.2007 tarihinde taraflar arasında borç mutabakatı anlaşması yapıldığını davalıların daha sonra kötü niyetli olarak 8.11.2011 tarihli ihtar ile akdi fesih ettiğini, akdin feshinin haksız ve kötü niyetli olduğunu, kazanç kaybına uğradıklarını ve ticari itibarlarının zedelendiğini beyan ederek 2.000 TL maddi 40.000.TL manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, savunmasında, davacı şirketin 14.2.2007 tarihli sözleşme ile üzerine düşen edimini yerine getirmediğini ödemelerin fatura tarihinden 1 ay sonra yapılması gerekirken yapmadığını ve 5 kez hesap mutabakatı yapıldığını yine de ödeme için verilen çeklerin karşılıksız çıktığını, son olarak 02.11.2007 tarihinde yapılan mutabakata göre davacının 99.835.55 TL borçlu olduğunu kabul ederek borcun 5 adet çek verilerek ödenmesinin kararlaştırıldığı halde çeklerin teslim edilmediğini, bunun üzerine akdin sözleşmenin 16 ve 17 maddesine dayalı olarak fesih edildiğini beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacı şirketin sözleşmedeki ödeme koşullarına uymadığı ve son olarak 2.11.2007 tarihli mutabakata göre 99.835.55 TL borçlu olduğunu kabul ettiğini ancak ödeme için çekleri davalıya teslim etmediği, mutabakatın borcun feshi anlaşması niteliğinde olmadığı, akdin feshinin haklı nedene dayandığı ve davacının kar kaybı manevi tazminat talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle davacı şirketin ödemelerini zamanında yapmayarak akdi ihlal ettiği ve 2.11.2007 tarihli mutabakatın borcun tecili veya yenilenmesi anlamında olmadığı ve mutabakat gereği verilmesi gereken çeklerin davalıya teslim olunmadığı ve akdin feshinin haklı olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 825.00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 13.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.