YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5828
KARAR NO : 2012/1990
KARAR TARİHİ : 13.02.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ile davalılardan …Mirascıları vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili aleyhine bonoya dayalı icra takibi başlatıldığını, takibe konu bonoda, asıl borçlunun müvekkili …, kefilin …, lehtarın …, son hamilin ise …olarak gözüktüğünü; takip konusu bononun … tarafından düzenlendiğini, aralarında hiçbir ticari ilişkinin olmadığını, senet altındaki imzanın müvekkiline ait olmadığını belirterek takip konusu senetten dolayı borçlu olmadığının tespitine, takip alacaklısı olan davalının senedi kötü niyetle takibe koyması nedeniyle %40 oranında tazminata mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı …mirasçıları vekili, müvekkilinin iyi niyetli üçüncü kişi olduğunu, davacının süreci uzatmak için iş bu davayı açtığını, tazminat talebinin de haksız olduğunu ileri sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı …’e Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre tebligat yapılmıştır.
Mahkemece, Adli Tıp Kurumu’na yaptırılan imza incelemesinde “davacının imzasının basit tersimli olması nedeniyle aidiyet tespiti yapılmasının mümkün olmadığının” mütalaa edildiği, bu rapora itiraz edilmesi üzerine grafoloji uzmanlarından oluşan bilirkişi heyetinden alınan rapora göre “… mevcut mukayese imzalarına kıyasla davacının elinden çıktığını gösterir nitelikte grafolojik tanı unsuruna rastlanmadığı”nın tespit olunduğu; bu durumda yasada öngörülen inkar edilen imzanın borçluya ait olduğunun anlaşılması koşulunun gerçekleşmediği, senette yer alan imzanın borçluya ait olduğunu ispat külfetinin senet elinde olup takibe başlayan ve imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden davalıya ait olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının bonoyu ciro yoluyla elinde bulunduran kişi olarak kötü niyetle takibe geçmesi hususunun ispatlanmadığı gerekçesiyle de davacının tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı … mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekili ile davalılardan …mirasçıları vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlerden davalıdan alınmasına, fazla yatırılan peşin harcın istek halinde davacıya iadesine, 13.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.