Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/5844 E. 2012/1992 K. 13.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5844
KARAR NO : 2012/1992
KARAR TARİHİ : 13.02.2012

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki ipoteğin kaldırılması – menfi Tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, müvekkilinin Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmesi uyarınca dava dışı… isimli şahsa kefil olduğunu, sözleşme uyarınca müvekkili adına kayıtlı taşınmaz üzerine davalı banka lehine ipotek konulduğunu, davalı kurumun ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe başladığını, müvekkilinin kefil olduğu şahsın … 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmekte olan kamu davasında gerçek adının … olduğunu, sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından yargılandığını öğrendiklerini, banka ile… arasındaki sözleşmenin sahte ve geçersiz olduğunu, bu durumda kefaletin de ipotek tesisinin de geçersiz olduğunu; müvekkilinin kredi sözleşmesini yapan kişinin … olduğunu bilse idi bu sözleşmeye imza atmayacağını belirterek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, taşınmaz üzerine banka lehine konulan ipoteğin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, kurulan sözleşme ilişkisinin geçerli olduğunu, ipoteğin fekki talebinin haksız olduğunu, müvekkili bankanın esas kredi borçlusu kişi tarafından hileye maruz bırakıldığını, ancak BK’nun 31. Maddesine göre iptal hakkını kullanmadığı için esas sözleşmenin geçerli olduğunu, davacının asıl borçlunun gerçek kimliğini bildiğini, kaldı ki; kimliği konusunda yanılgıya düşmüş olmasının müvekkili bankayı bağlamayacağını ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davacı vekili müvekkiline ipotek sözleşmesi imzalaması için hile yapıldığını ileri sürmüş ise de, davalı banka bakımından davalıya karşı yapılmış bir hile söz konusu olmadığı, kredi sözleşmesi imzalanması ve ilgiliye kredi sağlanması bakımından önemli olan hususun kredi sözleşmesi imzalayanın kimliği değil, kredinin teminatı olarak gösterilen ipotek olduğu, davacı …’nin kendi adına kayıtlı taşınmazı ipotek olarak göstermese idi davalı bankanın dava dışı …(. …)’e kredi sağlamasının mümkün olmayacağı, bankanın gösterilen ipotek karşılığında anılan şahsa kredi sağladığını, davacının ismi farklı olsa da aynı kişiye güvenerek dairesini ipotek ettirdiği, şimdi ise davacının bu şahsın kimliğinin başka çıktığını ileri sürerek kredi sözleşmesinin ve ipoteğin geçersiz olduğunu ileri sürmesinin MK’nun 2. maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 13.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.