Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/5858 E. 2012/1596 K. 06.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5858
KARAR NO : 2012/1596
KARAR TARİHİ : 06.02.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-K A R A R –
Davacı; davalının, gelini olduğunu, gelinini resmi nikah yapılmaksızın yurt dışına götürmek istediklerini, ancak davalının ailesinin ” nikahsız yurt dışına gitmesi halinde yurtdışında resmi nikah yapılacağına dair senet imzalayın” dediklerini, bunun üzerine miktar kısmı boş, açık senet imzalayıp verdiğini, ancak tam yurtdışına gitme hazırlığı yaparken davalının evi terkettiğini, davalının ailesinden açık senede 50.000 TL miktar yazıldığını öğrendiğini, davalı ile aralarında bir borç alacak ilişkisi olmadığı gibi ticari bir ilişkinin de olmadığını, kambiyo senedinin icraya konulma tehlikesi bulunduğunu belirterek davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmişitir.
Davalı vekili, müvekkilinin alacağının, imzası davacı tarafından ikrar edilen bono ile sabit olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; yargılama aşamasında davalı tarafından davalı aleyhine dava konusu bonoya istinaden, davacı taraf bedelini 50.000 TL olarak bildirmekle birlikte, 100.000 TL bono bedelinin faizi ile birlikte tahsili için icra takibi başlattığı; davacının talebi üzerine davalının isticvap için duruşmaya çağrıldığı; davalının beyanında özetle, davacının, kayınpederi olduğunu, kendisinin “nikah olduktan sonra ev alacağım” diyerek söz verdiğini, ancak ev alamayınca senet verdiğini, kendisinin de senedi 100.000 TL miktarlı doldurduğunu, senedi kesinlikle arasındaki resmi nikahın garantisi olarak almadığını bildirdiği, dava konusu senedin miktar itibarı ile tanık dinletme sınırının üzerinde kaldığı ve davalı tarafından da tanık dinlenilmesine muvafakat edilmediğinden davacının tanık dinletme talebinin reddedildiği, davacı vekilinin yemin deliline dayanmayacaklarını belirttiği böylece davanın ispatlanamamış olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle davacının fazla yatırdığı peşin harcın talep halinde geri alınabilmesi mümkün olduğuna göre davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 06.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.