Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/5928 E. 2012/1128 K. 30.01.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5928
KARAR NO : 2012/1128
KARAR TARİHİ : 30.01.2012

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, dava dışı …’ün davalı … Ltd. Şti.’nden 17.705,90 TL alacaklı olduğunu; bu alacağın 26.12.2007 tarih ve 005569 seri nolu faturaya bağlanmış olduğunu, bu faturanın davalıya tebliğ edilmiş ve davalının hiçbir itirazda bulunmadan iş bu borcunu ve gönderilen faturayı defter ve kayıtlarına işlemiş olduğunu, öte yandan fatura alacaklısı olan …’ün de söz konusu faturayı kendi defterlerine işlendiğini, müvekkilinin fatura alacaklısı …’den olan alacağına karşılık, Noter’de yapılan temlik işlemi ile alacağı devraldığını, temliknameye dayalı olarak icra takibi yaptıklarını, alacağın ticari işten doğduğunu, temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte toplam 24.125,90 TL’nin tahsilini talep ettiklerini, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek, itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, temlik edenin, davalı şirkete 26.12.2007 tarih 005569 seri nolu faturada belirtilen 17.705,90 TL’lik iş yaptığının doğru olduğunu, ancak temlik edenin bu alacağından fazla bir bedel olan 45.450,00 TL’lik 496 ada 8 parsel üzerindeki bir daireyi noterde düzenlenen kat karşılığı gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile satın aldığını, bu satış üzerine müvekkilinin 12.06.2008 tarih 047403 nolu 45.450,00 TL fatura keserek ticari defterlerine işlediğini, 20.06.2008 tarihli makbuza da “12.06.2008 tarih 047403 nolu fatura ile 1 nolu dairenin …’e satışından 45.450,00 TL alacağımız doğdu. Bu alacağımızın 17.705,90 TL’sinin 26.12.2007 tarih ve 005569 nolu fatura ile …’den aldığımız inşaat malzemeleri borcumuza mahsuben tahsil ettik. Bu mahsuptan sonra …’den geriye 27.744,10 TL alacağımız kaldı” şerhinin düşüldüğünü, …’ün, kalan borcunun önemli bir kısmını ödeyerek davalı şirkete 3.500 TL borcunun kaldığını, davaya konu temliknamenin kendilerine tebliğinden sonra, noter kanalı ile ihtarname göndererek temlik edilen irsaliye faturasından dolayı herhangi bir borçlarının olmadığını bildirdiklerini, mahsup ve takas edilen alacağın temlik konusu olamayacağını, alacaklı olduğunu iddia edenin ancak icra takibinden itibaren yasal faiz isteyebileceğini bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporları doğrultusunda; “alacağın temliki” ilişkisine dayanan icra takibine konu alacağın BK’nun temlike ilişkin hükümlerine uygun şekilde devredildiği, bu devrin işlemiş faizleri de kapsadığı, icra takibine konu faturanın davalıya tebliğ edildiğine ilişkin bilgi ve belgeye ulaşılamadığı, icra takibinden önce temlik alan veya temlik eden tarafından fatura alacağının tahsili için davalının temerrüde düşürülmediği, davalının defter ve belgelerinin TTK’nun 82/1.maddesi gereğince delil olarak kabul edilemeyeceği, davalının dava dışı temlik edenden mahsup edebileceği bir alacağının bulunduğunun ispat edilememiş olduğu, temlik alana karşı borcu ödemekten imtina etmeyi haklı kılacak bir sebebinin bulunmadığı, henüz işlememiş faizler, yeni alacaklının mal varlığında doğacakları gibi işlemiş fakat henüz ödenmemiş olan faiz alacaklarının da temlik edilen asıl alacakla birlikte temlik alana geçeceğinin kabulünün gerekeceği, temlik konusu alacağa temlik sonrasında da ticari işlerde uygulanacak temerrüt faizinin uygulanmaya devam edileceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, itirazın kısmen iptali ile takibin sadece 17.705,90 TL asıl alacak ve buna takip tarihinden işleyecek reeskont faizi yönünden devamına karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 30.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.