Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/5976 E. 2012/3489 K. 05.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5976
KARAR NO : 2012/3489
KARAR TARİHİ : 05.03.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine toplam 28.672,95 TL. alacak talebi ile icra takibi yaptığını, müvekkilinin davalıdan 15 adet fatura karşılığı 14.814,02 TL’lik mal aldığını, bu ve alacağı mallar için davalıya takip dayanağı çeki ciro ettiğini, çekin süresinde ödenmemesi üzerine davalı şirket yetkilileri ile görüşüp anlaşarak üç adet fatura ile toplam 16.485,25 TL.’lik mal teslimi yaptığını, bu şekilde davalıdan alacaklı duruma geçtiğini, bu hususun davalı şirketin defter kayıtlarında da sabit olduğunu, davalının bedelsiz kalan çeki iade etmesi gerekirken icra takibine konu ettiğini belirterek müvekkilinin davalı şirkete borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin 2008-2009 yıllarını kapsayan bir dönemde davacıya filtre verdiğini, davacının ödemelerini malı teslim aldığı dönemde yapmaması nedeniyle açık hesap çalışmaya başlandığını, davaya konu çekin dava dilekçesinde bahsedilen 15 adet faturada belirtilen mallara karşılık verilmediğini, iade mallara ait fatura bedelinin de bahse konu çekle bir ilgisi bulunmadığını, çekin borca karşılık verildiğini, 15 adet fatura karşılığı 14.814,02 TL. mal alımı nedeniyle 25.000 TL. tutarlı çekin verilmesinin hayatın gerçeği ile bağdaşmadığını bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, takip konusu çekin iade edilen mallar için verildiğinin kanıtlanamadığı, davacının kayıtlara girmeyen çekten dolayı borçlu olmadığı, dava tarihinde davalının davacıdan alacağı kalmadığı, takibe konu çekin davalı nezdinde karşılıksız kaldığı, davalının alacaklı olduğunu ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının aleyhindeki takip nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, çek nedeniyle borçlu bulunulmadığının tespiti istemine ilişkindir. Kural olarak çek, bir ödeme vasıtası olup mevcut bir borcun tediyesine yönelik olarak verildiğinin kabulü gerekir. Davacı taraf, dava konusu çekin kısmen ileride teslimi kararlaştırılan mallara karşılık avans amacıyla verildiğini ve kısmen alınan mal karşılığı olduğunu ancak alınan malın davalıya iade edildiğini, davalının teslim yükümlülüğü bulunan bakiye malı ise teslim etmediğini ve böylece çekin karşılıksız kaldığını iddia etmiş, davalı ise çekin teslim edilen mallardan doğan borca karşılık verildiğini savunmuştur. Bu durumda ispat külfeti, çekin kısmen ileride verilecek mallara karşılık düzenlendiğini ve alınan malların ise iade edildiğini iddia eden davacı taraftadır. Uyuşmazlığın miktarı gözetildiğinde davacının bu yöndeki iddiasını yazılı delillerle kanıtlaması gerekmektedir. Kambiyo senedi niteliğindeki çekin davalı defterlerine kaydedilmemiş olması sırf bu nedenle davalının alacaklı olmadığı sonucunu doğurmaz.
Mahkemece, belirtilen bu yönler üzerinde durulup tartışılmadan ispat külfetinin tayininde yanılgıya düşülerek eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 05.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.