Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/6044 E. 2012/1134 K. 30.01.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6044
KARAR NO : 2012/1134
KARAR TARİHİ : 30.01.2012

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankadan 11.000 TL miktarlı tarımsal kredi kullandığı, borcunu süresi içinde ödediği, aynı sözleşme ile dava dışı kişiye kefil olduğu, kefalet borcunun da ödendiği halde dava dışı kişiye yeniden tarımsal kredi kullandırılarak borcun ödenmemesi üzerine Konya 2.İcra Dairesinin 2002/1166 E.sayılı dosyasında icra takibine geçildiğini bildirerek borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının 1997 yılında kullandığı ve ödediği 11.000.00 TL miktarlı tarımsal kredi kaynaklı bir takip bulunmadığını, davacının, kredi müşterisi …’ın imzalamış olduğu tarımsal kredi sözleşmesine 20.000 TL kefalet limiti ile müşterek ve müteselsil kefil olduğunu, Konya 2.İcra Dairesi’nin 2002/6705 Esas sayılı dosyasında davacıya kefalet limiti ile sorumlu olmak üzere ödeme emri gönderildiğini, davanın dayanaksız olduğunu belirterek reddini savunmuştur.
Mahkemece; davacı tarafından, dava dışı kredi müşterisi …’a kefil olunduğu ancak aynı kişiye yeniden kullandırılan kredilerden sorumluluğunun bulunmadığı iddia edilmişse de davacının kefaletten rücu konusunda bankaya müracaatına dair bir delil gösterilmemiş olduğundan, sonraki kullandırılan kredilerdeki sorumluluğunun devam ettiği, icra takibinin kefalet limiti ile sınırlı olarak başlatılmasında ve borç miktarının belirlenmesinde bir usulsüzlük bulunmadığı gerekçesiyle ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
5661 Sayılı Kanun’un 1.maddesinin değişik 6. fıkrası uyarınca kefilin sorumluluğunun ortadan kalkıp kalkmadığı üzerinde durulup sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 30.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.