Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/6054 E. 2011/8381 K. 23.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6054
KARAR NO : 2011/8381
KARAR TARİHİ : 23.06.2011

Mahkemesi :İzmir 2. Asliye Ticaret Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı konut kredisi ile ilgili davada mahkemenin görevsizliğine, genel kredi alacağı ile ilgili davanın dosyadan tefrikine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava, Genel Nakdi ve Gayri Nakdi kredi sözleşmesi ile ayrıca konut kredi sözleşmesinden doğan kredi borçlarının ödenmemesi üzerine ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile girişilen ica takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
Davalı vekili, davanın reddi ile tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davacı bankanın talebinin kısmen konut kredisine, kısmen de genel kredi sözleşmesine dayandığı, konut kredisi ile ilgili davanın Tüketici Mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle, konut kredisi ile ilgili davada mahkemenin görevsizliğine, genel kredi alacağı ile ilgili davanın dosyadan tefrikine, mahkemenin başka bir esasına kaydedilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı banka, İzmir 22.İcra Müdürlüğünün 2009/1764 nolu takip dosyasında Bornova 2.Bölge Tapu Sicil Müdürlüğünün 12.5.2006 tarih, 7014 yevmiye numarası ile düzenlenen akit tablosuna dayalı olarak ilk malik Mesut Akoluk ile taşınmazı ipotekle birlikte satın alan … aleyhine, tarafları …. San. Ve Tic. Ltd. Şti (müşteri) … (müşterek borçlu ve müteselsil kefil) olan “Genel Nakdi Ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmesi” ile ilk malik … arasında imzalanmış olan “ Konut Kredisi Sözleşmesi” ne dayanarak ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibine başlamış, davalının itirazı üzerine de iş bu itirazın iptali davasını açmıştır.
Dosya içeriğinden ve akit tablosundan taşınmazın ilk maliki …’un ipoteği hem kendi borcu, hem de kefaletinden doğmuş veya doğacak borçlarının teminatı olarak tesis etmiş olduğu anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca, mahkeme tarafından uyuşmazlığın çözümünde konut kredisi sözleşmesi yönünden tüketici mahkemesinin görevli olduğuna dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmamakta ise de, Genel Nakdi ve Gayri Nakdi kredi sözleşmesinden doğan alacak için açılmış olan davanın tefrik edilmesi doğru değildir.
Mahkemece yapılması gereken iş, ipoteğin tek olduğu gözetilerek öncelikle özel yasa hükümlerinin uygulanacağı göz önününe alınarak tefrik kararı verilmeksizin dosyanın bütün halinde görevsizlik kararı ile tüketici mahkemesine gönderilmesi gerekirken, bu yönler dikkate alınmadan kısmi görevsizlik kararı verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 23.6. 2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.