Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/6179 E. 2012/1155 K. 30.01.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6179
KARAR NO : 2012/1155
KARAR TARİHİ : 30.01.2012

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı ile aralarındaki ticari ilişkiden kaynaklanan fatura bedelinin ödenmemesi nedeniyle başlatılan takibe vaki itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, takibe konu fatura nedeniyle müvekkilinin borcunun bulunmadığını bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre, 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 177/3., Tasfiye Yönetmeliğinin 24.vd.maddeleri gereğince tasfiyelik hale gelmiş eşyayı süresi içinde denetiminde olduğu Gümrük Müdürlüğüne bildirme sorumluluğunun yerine getirilmemesi nedeniyle geçen zamana ait ardiye ücretinin eşya sahibinden tahsil edilemeyeceği, eşyanın tasfiyesine ilişkin yasa hükümlerinin uygulanmasında antrepo işleticisinin sorumlu olduğu gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Taraflar arasında antrepo hizmeti verilmesine dayalı ticari ilişki olduğu, dava konusu eşyanın 25.08.2006 tarihinden itibaren davacıya ait depoda bulunduğu ve 24.04.2009 tarihinde Gümrük Mevzuatına göre tasfiyelik hale geldiği dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık, davalının, eşyanın tasfiyelik hale gelmiş olması nedeniyle ödemekle yükümlü olduğu bedelin bulunup bulunmadığına, var ise miktarına ilişkindir. Davacı antrepo ücretinin hiç ödenmediğini iddia etmekte, davalı ise eşyanın tasfiyelik hale geldiği 24.04.2009 tarihine kadar olan ücretini ödediğini savunmaktadır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu konuda bir açıklık bulunmamaktadır. Bu durumda mahkemece, davalının ödeme savunmasına ilişkin delilleri sorulup, toplandıktan sonra varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin öteki temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 30.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.