Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/6244 E. 2012/473 K. 19.01.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6244
KARAR NO : 2012/473
KARAR TARİHİ : 19.01.2012

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. … gelmiş davalı taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-KARAR-

Davacı vekili, müvekkilinin …’e Yalova’daki arazisini satmak istediğini söylemesi üzerine davacıyı davalılardan …’la tanıştırdığını, ancak fiyat konusunda anlaşma sağlanamadığını, bir süre sonra … ile olan ticari ilişkisi sebebiyle teminat sağlamak amacıyla bono vereceğini ve davacının usulen kefil olmasını istemesi üzerine davacının 70.000.00 TL tutarlı 26.3.2007 tanzim ve 26.8.2007 vadeli bonoyu imzaladığını, davalı …’nün ise derhal aleyhe icra takibine başlayıp, takibi T.K.35.maddeye göre kesinleştirip, taşınmaza haciz şerhi işlettiğini, icra dosyası alacağının davalı …’a temlik edildiğine dair İcra Müdürlüğü yazısı ile icra takibinden tesadüfen haberdar olunduğunu, bononun ve icra takibinin mevcut bir alacağa dayanmadığını, davacının hülus ve saffetinden faydalanarak, kandırma yoluyla bononun imzalatıldığını, amacın davacının taşınmazını haksız şekilde ele geçirmek olduğunu belirterek icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespitine, bononun iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacının davalılardan …’tan senet bedelinin nakden alıp senedi verdiğini, davacının senette kefil değil keşideci olduğunu, iddialarının yazılı belgeyle ispatı gerektiğini, davacının … ile olan ilişkisinin davalıyı bağlamayacağını, davalı …’ın diğer davalı …’a olan borçlarına karşılık dosya alacağını temlik ettiğini, iddiaların haksız olduğunu bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davacı yanın takip konusu bononun herhangi bir borç sebebine dayanmadığını, usulen kefil olarak imzaladığını, davalı yanın kötü niyetli olduğunu iddia ettiği halde takibe konu bonoda davacının kefil değil keşideci olduğu, bononun kambiyo senedi niteliğinde olup, bedelin nakden ahzolunduğunun senet metninden anlaşıldığı, bononun aldatma yolu ile davacının hülus ve saffetinden fayadalanarak düzenlendiğine ilişkin soyut iddiaların eşdeğer nitelikte yazılı delillerle ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 19.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.