YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6260
KARAR NO : 2012/2041
KARAR TARİHİ : 13.02.2012
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, taraflar arasında ortaklık anlaşması imzalandığını, bu anlaşmaya bağlı olarak da “Uzun Dönemli … Alım Satım Anlaşması” imzalandığını, buna göre sözleşmenin ticari üretiminin başlangıç tarihinden itibaren yürürlüğe girip bu tarihten sonra 5 yıl süre ile geçerli olacağını, sözleşme ile davacının davalıdan … almayı taahhüt ettiğini, fiyatın da sözleşme ile belirlenen kurallar içerisinde cari olacağının kararlaştırıldığını, ilk yıl için fiyat konusunda bir anlaşmazlığın çıkmadığını, ikinci yıldan itibaren … satış fiyatının sözleşmede yer alan veriler esas alınarak belirlenmesi gerektiğini, ancak taraflar arasında birim fiyat tespiti konusunda anlaşmaya varılamadığını, taraflarca hazırlanmış ancak geçerlilik kazanamayan protokolde belirlenen birim fiyat üzerinden yapılan ödemelere ihtirazi kayıt konulduğunu, satın alınan ürün fiyatının halen ortak şekilde belirlenememiş olduğunu ikinci ve üçüncü yıllar için Bandırma 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2005/447 Esas sayılı dosyasında açılan davanın halen sürdürüldüğünü bildirerek, dördüncü yıl için geçerli olacak cari fiyatın mahkemece saptanması kaydıyla fazla ödenen 327.070,78 TL’nin ödeme tarihinden başlamak üzere ticari faizi ve KDV’si ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının keyfi ve iyiniyet kuralları ile çelişen davranışları sebebiyle davalı şirketin zor durumda kaldığını, anlaşmazlığın, sözleşmenin 2.1 ve 3.2.1 maddelerinin farklı yorumundan kaynaklandığını, Bandırma 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2003/205 E. sayılı dosyasında müvekkilince açılan davanın sonucunun beklenmesi gerektiğini bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre; davacı şirket tarafından imzalanan protokol taslağında belirlenen birim fiyatlarının davalı şirket tarafından kabul edilmediği, ancak buna rağmen davalı tarafından mal gönderilmeye devam edildiği, davacı yanca da belirlenen bu fiyat üzerinden ödemeler yapıldığı, bu itibarla davacı yanca benimsenip imzalanan protokolün davalı tarafından kabul edilmemesinin ve imzalanmamasının gerekçe gösterilerek belirlenen fiyattan cayılmasının iyiniyet kuralları ile bağdaşmadığı, öte yandan dördüncü yıl için bilirkişi tarafından belirlenen birim fiyatının davacı tarafça ödenen fiyatın üzerinde olduğu, bu duruma göre davacının fazla ödeme yaptığı tezine dayalı alacak iddiasının haksız olduğu gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, taraflar arasında akdedilen 5 yıl süreli uzun dönemli Hidrojen Peroksit Alım- Satım sözleşmesi kapsamında dördüncü yılda uygulanacak birim fiyatlarının saptanması ve fazla ödenen bedellerin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece hükme esas alınan hesap bilirkişi … … tarafından düzenlenen kök rapora karşı davacı yanca gerekçeleri gösterilerek ayrıntılı şekilde itiraz edilmiştir. Mahkemece itirazların karşılanması amacıyla alınan ek bilirkişi raporunda ise itirazlar değerlendirilmeksizin gerekçesiz olarak kök raporda ısrar edildiği belirtilmiştir. Davacının bilirkişi kök raporuna karşı itirazları ek bilirkişi raporunda değerlendirilmediğinden söz konusu rapor mahkemece hükme esas alınamaz. Bu durumda mahkemece davacının itirazları da gözetilerek, konusunda uzman aralarında mali müşavir bilirkişinin de bulunduğu bilirkişilerden oluşturulacak üç kişilik bilirkişi heyetinden ayrıntılı ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınıp tüm deliller birlikte değerlendirilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 13.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.