YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6342
KARAR NO : 2011/9968
KARAR TARİHİ : 13.07.2011
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki karşılıklı menfi tespit-alacak davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı her iki davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacılar vekilince duruşmalı feri müdahil vekilince de duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı asil … ve vek.Av…., davacılar … ve … vek.Av…. ile davalılar vek.Av….’ün gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan asil ve avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacılar vekili, … Sağlık Eğitim Vakfının borçlarının tasfiyesi amacı ile oluşturulan kurulda müvekkillerinin görev aldığını, bu kurula 21.12.2006 tarihinde …adına işlem yapma yetkisi verdiğini, borç tasfiyesi konusunda davalılar ile görüşüp tutanak düzenlediklerini, uzlaşma doğrultusunda davalı şahıslar adına teminat mahiyetinde iki adet keşide tarihi bulunmayan senet düzenlendiğini, davacıların bu işlemleri tamamen … Yönetim Kurulunun verdiği yetkiye istinaden vekil sıfatı ile hareket ettiklerini, davacıların davalılarla hiçbir alım satım ilişkisi olmadığını, …destekleme komisyonunun … adına işlem yapma yetkisinin geri alındığını, yetkili vekilin asil adına yaptığı işlemlerden doğan hak ve yükümlülükler asile ait olduğundan müvekkillerinin şahsen davalılara karşı sorumlu bulunmadığını belirterek müvekkillerinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Davalılar vekili, davacıların müvekkillerinin …’den alacaklı olduğu takip dosyalarını temlik alarak, karşılığında yeniden senet düzenleyerek asil sıfatıyla imzalayarak müvekkillerine verildiğini, vekil sıfatıyla hareket etmediklerini, bizzat borcu üstlendiklerini bildirerek davanın reddini istemişlerdir. Karşı davada ise, senetlerin bedelinin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Mahkemece, davacıların borca batık hale gelen vakfı kişisel olarak kurtarmak amacı ile üçüncü şahıslara olan borçların tasfiyesi amacı ile bir araya gelerek ve kendi nam ve hesaplarına borç senetleri düzenledikleri, …’in düzenlemiş olduğu önceki senetlerin davacılara temlik edildiği, davacıların vakfın borçlarını üstlendiği gerekçesiyle asıl davanın reddine, tazminata karşılık davanın reddine karar verilmiş, hüküm asıl davacılar vekili ve fer’i müdahil tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-İİK’nun 72/2.maddesi hükmü gereğince, takipten önce açılan menfi tespit davasında alacağa esas senetlerin icra takibine konu edilmemesi şeklinde verilmiş bir tedbir kararının bulunması ve bu karar nedeniyle alacaklının takibe geçemediğinden alacağına geç ulaşmış olması gerekir.
Somut olayda, mahkemece 06.03.2007 günlü karar ile tedbir kararı verilmiş ise de anılan bu tedbir kararında icra takibinin tedbiren durdurulmasına şeklinde karar verilmiş olup, ne var ki tedbir kararının verildiği tarihte bir takip olmadığı gibi İİK’nun 72/2.maddesi hükmüne uygun şeklinde takip yapılmaması şeklinde tedbir kararı verilmediği gözetilerek tazminata hükmedilmemesi gerekirken yanılgılı gerekçelerle tazminata hükmedilmesi uygun görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacılar yararına takdir edilen 825.00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacılara ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, davada taraf olmayan fer’i müdahil vekilinin bozma nedeni de gözetilerek temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 13.07.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.