YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6398
KARAR NO : 2012/173
KARAR TARİHİ : 16.01.2012
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan 2009 yılı içerisinde 4.000,00-TL para aldığını, söz konusu paranın gününde ödenmemesi üzerine birkaç kez senet yenilendiğini, son olarak davalının eli ürünü olan 10.000,00-TL bedelli senet imzalandığını, bu senet bedelinin de 10/10/2009 tarihinde davalıya ödenerek senedin geri alındığını, ancak arada yapılan senet yenilemeleri sırasında davalının dava konusu senedi müvekkiline vermeyerek elinde tutuğunu ve müvekkili aleyhine icra takibi başlattığını, söz konusu senedin 2009 yılında tanzim edilmesine rağmen vade tarihinin 2007 olduğunu ileri sürerek takibin iptali ile davacının borçlu olmadığının tespitine ve %40 tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı iddialarının soyut olduğunu ileri sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece toplanan deliller ve dosya kapsamına göre, takip konusu senet üzerindeki imzanın davacı tarafından inkar edilmediği, 4.000,00-TL tutarındaki senedin halen davalı elinde bulunduğu, davacının imzalamış olduğu bu senetten sorumlu olduğu, yapıldığı iddia edilen ödemelerin bu senede ilişkin olması halinde senedin davacının elinde olması gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı, dava dilekçesinde “sair delil” demek suretiyle yemin deliline de dayanmıştır. Bu durumda mahkemece davacı yanca yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu yönün gözden kaçırılması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 16.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.