YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6425
KARAR NO : 2012/1145
KARAR TARİHİ : 30.01.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili; müvekkilinin, 22/05/2007 tarihinde davalı şirkette zeytin satış personeli olarak işbaşı yaptığını, davalı şirketin, müvekkili davacıdan işe başlatmadan önce teminat olarak kendilerine boş bir bono vermesini talep ettiğini, müvekkilinin de işe alınmama korkusu altında davalı şirket yetkilisinin ibraz ettiği senedi imzaladığını, ancak müvekkilinin işten ayrılmasının ardından davalı şirketin davacı müvekkilinden 11.258,00-TL alacaklı olduğundan bahisle bu senedi icraya vererek müvekkili hakkında Gemlik İcra Müdürlüğünün 2008/2053 sayılı dosyası üzerinden icra takibine geçtiğini, takibe konu bono incelendiğinde tanzim tarihinin 10/10/2007 vade tarihinin ise 01/01/2008 olduğunu, davaya konu bedelin ise malen davalıya ahzolunduğunun görüldüğünü, müvekkilinin, davalı şirketten kendi adına ne tanzim ne de vade tarihinde hiç bir mal ya da ticari emtia almadığı gibi, davalının ticari defter ve maliye kayıtlarının tetkikinde satıldığı iddia edilen mal karşılığı tanzim edilen hiç bir fatura olmadığının da görüleceğini, müvekkilinin, davalı şirketin kadrolu personeli olup şirket adına pazarlama ve satış elemanı olarak çalışmakta olduğundan kendi adına ticaret yapma imkanının da bulunmadığını, bedeli olmayan bu bononun müvekkile teslim edilmeyerek, gerçekte olmayan bir borç sebebiyle icra takibine geçildiğini belirterek müvekkili davacının davalıya 11.258,00-TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacıyı işe başlatmadan önce senedin davacıdan boş, teminat olarak alınmasının söz konusu olmadığını, davacı tarafın 22/05/2007 tarihinde SSK’lı olarak işe başlamış olmasına rağmen söz konusu bononun vadesinin işe giriş tarihinden sonra 10/10/2007 tarihi olması nedeniyle bononun davacının işe alınmama korkusu ile verildiğine ilişkin iddiaların kabul edilemeyeceğini, davacının 25/03/2008 tarihinde işten ayrılmış olup icra takibinin 21/05/2008 tarihli olduğunu, davacıya mal teslim edilmiş olduğundan bono da malen kaydının yazılı olduğunu belirterek davanın reddi ile icra takibinin devamına, haksız yere açılan dava nedeni ile davacının %40 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve dosya kapsamına göre; takibe konu bononun teminat senedi niteliğinde olduğu, davacıya bono uyarınca teslim edilmiş herhangi bir mal bulunmadığı, dolayısıyla davalı tarafa hiçbir borcunun olmadığı yönünde ileri sürmüş olduğu iddialarını usulüne uygun olarak kesin delillerle kanıtlayamadığı, ayrıca davalının kendisine teklif olunan yemini de usulüne uygun eda ettiği gerekçesiyle ispat edilemeyen davanın reddine, ayrıca davada takibin durdurulmasına yönelik herhangi bir karar verilmediğinden davalı yanın % 40 tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında işçi işveren ilişkisi bulunmakta olup görevli mahkeme iş mahkemesidir. Görev kuralları kamu düzeninden olup re’sen gözetilir.(HMK. madde-1) Mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilip yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA,peşin harcın istek halinde iadesine,30.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.