YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6427
KARAR NO : 2012/175
KARAR TARİHİ : 16.01.2012
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının fatura karşılığı 20.968,39-TL tutarında hırdavat ve inşaat malzemesi satın aldığını, borcun 10.250,00-TL’sini ödediğini, bakiye 10.718,39-TL borcun ödenmemesi nedeniyle davalı hakkında icra takibi başlattıklarını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafın iddialarının doğru olmadığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece toplanan deliller ve dosya kapsamına göre; davacı tarafın faturalar ve irsaliyelerde belirtilen malları davalı yana teslim ettiği, ancak davalının malların bedeli olan 10.718,39-TL’yi davacıya ödemediği, bu nedenle takibe yapılan itirazın haksız olduğu, davalının verilen kesin süreye rağmen ticari defterlerini ibrazdan kaçındığı gerekçesiyle davanın kabulüne, itirazın iptali ile takibin devamına, ayrıca %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Somut olayda davacı davalıya mal satıp teslim ettiğini iddia etmiş, davalı ise davacıdan mal almadığını ve bu nedenle borcu bulunmadığını savunmuştur. Bu iddia ve savunma karşısında ispat külfeti davacıda olup davacının, davalıya mal teslim ettiğini yazılı delille kanıtlaması gerekmektedir. Her ne kadar iddianın delili olarak dosyaya irsaliye fotokopileri sunulmuş ise de, bu irsaliyeler altındaki teslim alan imzasının kime ait olduğunun (belgenin fotokopi olması nedeniyle) belirlenemediği bilirkişi raporunda açıklanmıştır. Davalı kendisine ya da çalışanlarına mal teslim edilmediğini savunduğuna göre Mahkemece dava konusu faturalara ilişkin irsaliye asılları getirtilerek irsaliyeler altındaki teslim alan imzasını atan kişinin kim olduğu ve davalı çalışanlarından biri olup olmadığı hususunda etraflıca araştırma ve inceleme yapılıp tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 16.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.