Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/652 E. 2011/11597 K. 28.09.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/652
KARAR NO : 2011/11597
KARAR TARİHİ : 28.09.2011

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tic. Mah. Sıfatıyla)

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılardan … vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili ile davalıların sahibi olduğu adi ortaklık arasındaki bayilik sözleşmesinin feshedildiğini, davalıların borçlarına karşılık verdikleri senetlerin bedelinin tahsil edilemediğini ileri sürerek 19 adet senet bedeli olan toplam 59.500,00 TL alacağın senetlerin vade tarihlerinden itibaren aylık %12 sözleşme faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı …, kendisinin davacı şirkete şahsi borcu bulunmadığı gibi davaya konu senetlerde de imzasının bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı …, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere göre davalıların …-… adı altında adi ortaklık kurdukları, davacıdan aldıkları PVC kapı pencere sistemlerini sattıkları, adi ortaklardan her birinin yaptığı iş ve işlemlerin diğer ortağı aksi kararlaştırılmış olmadıkça bağladığı, adi ortaklığın borçlarının ortaklığın mal varlığı ile sınırlı olmadığı, ortakların mal varlıklarına da başvurulabileceği gerekçesiyle davanın kabulüne, 59.500,00 TL’nin 28.09.2007 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalılardan … vekilince temyiz edilmiştir.
Dava konusu alacağın dayanağı olarak keşideci sıfatıyla …-… imzalı 19 adet bononun dosyaya sunulduğu görülmektedir. Davacı vekili davalıların adi ortaklık kurduklarını ve kurulan adi ortaklığın müvekkilinin bayisi bulunduğunu, aradaki bayilik ilişkisi nedeniyle adi ortaklık adına imzalanıp müvekkiline verilen bonoların ödenmediğini iddia etmektedir.
Uyuşmazlık dava konusu senetlerin adi ortaklığın adına imzalanıp imzalanmadığı noktasında toplanmaktadır. Davalılar arasında adi ortaklık bulunduğu ve bu ortaklık ile davacı arasında bayilik sözleşmesi imzalandığı dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Bilindiği gibi adi ortaklığın tüzel kişiliği yoktur. Adi ortaklığı, ortakların birlikte temsil etmeleri gerekir. Kural bu olmakla birlikte diğer ortaklar, ortaklardan birini idari müdür olarak temsilci sıfatıyla görevlendirebilir ve kendisine adi ortaklığı temsil konusunda vekalet yetkisi verebilir. O takdirde adi ortaklığı temsil konusunda yetkilendirilen ortağın kendi adına asaleten diğer ortak ya da ortaklara vekaleten verilen yetkiye istinaden adi ortaklığı temsil etmesi olanaklı hale gelir.
Bu açıklamalar karşısında somut olayı değerlendirdiğimizde dava konusu senetleri …-… olarak imzalayan davalının anılan adi ortaklığı temsile yetkili olup olmadığının, başka bir anlatımla diğer ortak tarafından kendisine bu konuda vekalet verilip verilmediğinin araştırılıp sonucuna göre bir karar vermek gerekirken mahkemece bu yönler üzerinde durulup tartışılmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı … yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına peşin harcın istek halinde iadesine, 28.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.