YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6559
KARAR NO : 2012/181
KARAR TARİHİ : 16.01.2012
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı tarafından müvekkili aleyhine kambiyo senetlerine mahsus takip yolu ile takip başlatıldığını, müvekkilinin davalı tarafa borcu bulunmadığını, davalı ile müvekkili arasında noterde yapılan taahhütname ile … ünvanlı işyerinin her türlü hak ve yetkileriyle birlikte 22.07.2008 tarihinde müvekkiline devredileceğinin taahhüt edildiğini, bu devir işleminin bedeli olarak 21.07.2008 tarihli 16.000.00 TL bedelli çekin keşide edilerek davalıya teslim edildiğini, söz konusu işyerinin devrine mülkiyet sahibinin rıza göstermediğini, ayrıca kira sözleşmesine göre davalının söz konusu işyerini devretme hakkının bulunmadığını, sözleşmede bulunan devir yasağından müvekkilinin haberi olmadığını, mülkiyet sahibinin müvekkili ile sözleşme yapmaması nedeniyle müvekkilinin söz konusu işyerini işletemediğini, davalının taahhüdünü yerine getirmemesi nedeniyle çekin bedelsiz kaldığını belirterek söz konusu çekten dolayı müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine ve davalıdan %40 kötü niyet tazminatının tahsiline karar verilmesinin talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının devir tarihi olan 22.07.2008 tarihinden itibaren resmi olarak faaliyete geçtiğini, 7 aydır işyerini işleterek kazanç sağladığını, mal sahibinin devre muvafakat etmediği iddiasının doğru olmadığını, müvekkilinin taahhütnameye sadık kalarak iş yerinde bulunan tüm menkulleri 22.07.2008 tarihinde davacıya devrettiğini belirterek davanın reddine ve davacıdan %40 icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve dosya kapsamına göre, taraflar arasında … isimli işyerinin devrine ilişkin taahhütname yapıldığı, taahhütname gereğince davalının tüm menkul eşyalar ile birlikte işyerini davacıya devrettiği, dosyaya ibraz edilen kasa fişleri ve diğer belgelerden davacının devir tarihinden sonra işyerini işletmeye başladığı ve daha sonra da işletme faaliyetini sürdürdüğü, İSKİ yazı cevabına ekli gönderilen kira sözleşmesinin davacı ve mülkiyet sahibi tarafından imzalandığı, kira sözleşmesinde davacının eşi …’ın da kefil olarak bulunduğu, tüm bu hususların dava konusu işyerinin taahhütnameden sonra davacıya devredildiği ve onun tarafından işletilmekte olduğunu gösterdiği, bu nedenle davacının işyerini devralması karşılığında davalıya vermiş olduğu çeki ödemekle yükümlü bulunduğu gerekçesiyle davanı
reddine ve alacağın likit olup davacının haksız olmasına rağmen dava açıp takibin durdurulmasını sağladığından %40 kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Somut olayda ihtiyati tedbir kararı verilmiş ise de, teminat yatırılmadığından ihtiyati tedbir kararının infaz edilmediği dosya içeriğinden anlaşıldığından ve bu durumda İİK’nın 72/4 maddesinde öngörülen tazminat koşulları gerçekleşmediğinden davacının tazminatla sorumlu tutulmaması gerekirken yazılı şekilde tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin öteki temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan sebeplerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 16.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.