Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/6575 E. 2012/184 K. 16.01.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6575
KARAR NO : 2012/184
KARAR TARİHİ : 16.01.2012

Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, davalı tarafın müvekkili firma ile imzalanan 22/02/2008 tarihli Bayilik Sözleşmesi uyarınca müvekkili şirketin bayisi olarak temizlik maddelerinin alım ve satımı konusunda faaliyet gösterdiğini, davalının sözleşmede öngörülen ödeme şartlarını ihlal etmesi üzerine kendisine ihtarname keşide edilerek bayilik sözleşmesinin feshi ile cari hesap alacağı olan 32.004,09-TL alacağın ödenmesinin ihtaren bildirildiğini, davalı tarafın bunun üzerine 17/02/2010 tarihinde 27.410,94-TL ödediğini, bakiye 4.593,15-TL’yi ise ödemediğini, bu nedenle davalı aleyhine icra takibine geçildiğini, davalının yapılan takibe haksız itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, ayrıca %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, borç bakiyelerinin 17/02/2010 tarihinde ödendiğini, 4.593,15-TL tutarındaki borcu kabul etmediklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporuna göre; taraflar arasında 21/02/2008 tarihli Pazarlama ve Bayi Sözleşmesi imzalandığı, sözleşmenin 9. maddesine göre davalı bayinin aldığı malların bedelini 90 gün içinde ödemekle yükümlü bulunduğu, ancak davalının sözleşmenin bu hükmüne uymadığı, bu nedenle davacı tarafın davalı taraftan ödeme vadelerine göre 08/09/2009 fatura tarihi itibariyle 2.908,90-TL vade farkı talep edebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, vade farkı alacağına ilişkindir. Vade farkı talep edilebilmesi için bu konuda taraflar arasında bir sözleşme bulunması veya vade farkı ile ilgili geçmiş uygulamaların bir başka deyişle oluşmuş teamülün bulunması gerekir.
Taraflar arasındaki sözleşmede vade farkı ödeneceğine dair özel bir hüküm bulunmamaktadır. Her ne kadar sözleşmenin 9. maddesinde “Bayi sipariş verdiği malların bedellerinin 90 gün içerisinde ödenmesinden yükümlüdür” hükmü bulunmakta ise de 90 günlük sürenin başlangıç tarihi belirtilmediği gibi bu süre içinde ödeme yapılmaması halinde vade farkı ödeneceğine ilişkin bir düzenlemeye de yer verilmemiştir. Bu durumda Mahkemece vade farkı yönünden teamül halini almış fiili bir uygulamanın bulunup bulunmadığı yönünde araştırma ve inceleme yapılarak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 16.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.