YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6626
KARAR NO : 2012/708
KARAR TARİHİ : 24.01.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av…. ile davalı vek.Av….’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkilinin ortağı bulunduğu dava dışı … Ltd. Şti. ile davalı arasında yetkili satıcılık sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmenin 7.maddesi gereği borçlu dava dışı şirketçe 20.03.2001 vadeli 200.000 USD bedelli bonoyu kefil sıfatıyla imzalayarak davalı şirkete “ticari alışveriş nedeniyle ileride doğacak borçtan dolayı” teminat olarak verdiklerini, davalı şirketin teminat bonosunu icra takibine koyduğunu, mali ve ticari yönden müzayaka halinde olduğundan bononun iptali hususunda kanun yoluna başvuramadığını, davalının teminat senedini takibe koymakla yetinmeyerek keşidecisi dava dışı … Ltd. Şti. olan 13 adet çeki de takibe koyduğunu, yapılan haksız hacizler sonucu dava dışı şirketin iflas ettiğini ileri sürerek açığa imza atılan, teminat olarak verilen bononun iptalini, bonoda yazılı tutardan sorumlu olmadığının tespiti ve zararın önlenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, müvekkili şirketten almış olduğu mal bedelini ödemeyen, dava dışı borçlu şirketin yetkilisi davacı hakkında borca karşılık müvekkiline verilen senet üzerinden kambiyo senetlerine mahsus yolla takip yapıldığını, müvekkilinin alacaklı olduğunu, davacının borcunu ödemediğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davalı şirketin icra takibinde davacının kefil sıfatıyla imzaladığı kambiyo senedine istinaden senet kefili davacıdan 200.000 USD’nin tahsili talebinde bulunduğu, davalının dava dışı asıl borçlu şirketten takip tarihi itibariyle 252.561,57 TL alacaklı olduğu gibi, davacının takip dosyasına borçlu bulunduğunu, itirazı olmadığını beyanla takibe konu senedi kabul ettiği gerekçesiyle davanın reddine, “ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmadığı” anlaşıldığından davalı yararına icra inkar veya kötüniyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Yerel mahkeme, hükmü, davacı borçlu …’un 30.07.2003 tarihli ihtiyati haciz tutanağındaki borcu kabul beyanına dayanarak tesis etmiştir. İhtiyati haciz sırasında verilen beyanların manevi cebir altında alındığının kabulü gerekir. İlgili icra dosyasında davacı borçluya ödeme emrinin tebliği, ihtiyati haciz tarihinden sonraki 02.08.2003 tarihidir. Kaldı ki; ihtiyati haciz tutanağının borçlunun kabul beyanına ilişkin kısmını takip eden bölümünde “…Borcu kabul etmiyorum…” şeklinde ifadeler de yer almaktadır. Bu durumda, 30.07.2003 tarihli ihtiyati haciz tutanağındaki bu beyanlarının hükme esas alınması doğru görülmemiştir.
Bunun yanında davacı borçlu, vadesi gelmeyen çeklerden dolayı yetkilisi olduğu dava dışı … Şirketinin borcu bulunduğunu dilekçelerinde bildirmiş ve dava konusu senedin teminat senedi niteliğinde olması nedeniyle, hem çekler yönünden, hem de bono bakımından ayrı ayrı
takibe girişilmesinin doğru olmadığını iddia etmiştir. Bu durumda mahkemece, tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde araştırma ve inceleme yapılarak tüm deliller eksiksiz biçimde toplanarak birlikte değerlendirildikten sonra varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının öteki temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 900.00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 24.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.