YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6655
KARAR NO : 2012/669
KARAR TARİHİ : 23.01.2012
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit- senet iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı tarafından müvekkili aleyhine takibe konu edilen bononun teminat senedi olduğunu, davalıya ait … Sigorta Ltd. Şti. ile müvekkili arasında 18.06.2003 tarihinde tali acentelik sözleşmesinin düzenlenmesi sırasında, vade tarihi ve lehtar kısmı boş bırakılmak, tanzim tarihi ve bedel kısmı doldurulmak suretiyle bononun keşide edildiğini, bononun tanzim tarihinin, sözleşme tarihi ile aynı olduğunu, davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığını ileri sürerek söz konusu senetten dolayı borçlu olmadığının tespitine ve davalıdan %40 oranında tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, senet üzerindeki “teminat senedi” ibaresinin, tek başına bononun, kayıtsız ve şartsız belli bir bedelinin ödenmemesi vaadini içeren niteliğini etkilemeyeceğini, davacının iddialarını yazılı delille ispatla yükümlü olduğunu belirterek davanın reddine ve %40 tazminatın davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve dosya kapsamına göre, senedin vade tarihi ile davacıyla davalının temsile yetkili olduğu dava dışı şirket arasındaki Tali Acentelik Sözleşmesinin tarihinin aynı ve senet üzerinde bedelinin “teminat” olarak alındığının yazılı olduğu, senedin ilk düzenlendiği anda “teminattır” ibaresinin yer aldığı sol kısmının kesilerek takibe konulmasının, senedin teminat için verildiği olgusunu gizlemeyi amaçladığı, bu durumun kötü niyetli bir davranış olarak kabulünün gerektiği, yine sözleşmenin 27. maddesi kapsamında, davacı yanca verilmiş bir teminatın bulunduğu yönünde davalı yanca bir savunma ileri sürülmemesinin, söz konusu senedin davacı ile dava dışı şirket arasındaki ticari ilişkinin teminatı olarak düzenlediğini ortaya koyduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile takip konusu senetten dolayı davacının borçlu bulunmadığının tespitine ve %40 oranındaki tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 23.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.