YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6682
KARAR NO : 2012/899
KARAR TARİHİ : 26.01.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacılar vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacılar vek. Av. … ile davalı vek. Av. Özer Köseoğlu’nun gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacılar, dava dilekçelerinde, davalı bankadan ipotek karşılığı kredi kullandıklarını, sözleşme sırasında ipotek edilen taşınmazın borcu karşılamaması ihtimaline binaen bankanın boş bono da aldığını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine aleyhe ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibine başladığını, sonrasında aynı borca ilişkin olarak verilen bononun 1.200.000,00 TL. olarak doldurulup, ayrı bir icra takibine giriştiğini, ancak ipotekli takip dosyasına konu borç dışında bankaya borçlu olmadıklarını belirterek, bonodan dolayı borçlu olunmadığının tespitine, bononun iptaline, tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, davacı şirkete diğer davacıların kefaletleriyle kredi kullandırıldığını, kullanılan krediler nedeniyle bononun devir cirosuyla davacı şirket tarafından bankaya devir ve temlik edildiğini, bononun vadesinde ödenmemesi üzerine aleyhe icra takibine başlandığını, bononun sebepten mücerret olduğu gibi iddiaların İİK’nun 45 ve 67. maddeleri karşısında hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, takiplerin tahsilde tekerrüre meydan verilmemek suretiyle yapıldığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, sadece ipotekli takibin varlığı nedeniyle kambiyo senedinin takibe konu edilmesinin yasaya aykırı olduğunun iddia edildiği, ancak aynı alacak nedeniyle tanzim edilerek verilen bononun, ipoteğin varlığına rağmen takibe konu edilmesinde tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla (İİK 45 ve167. maddeleri) yasal bir engel bulunmadığı, davalı bankanın her iki takibi “tahsilde tekerrür etmemek koşulu ile” başlatmış olduğu gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davaya dayanak icra takip dosyasına konu bononun davacılardan … Metal Nak. İnş. Turz. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile davalı banka arasında akdolunan kredi sözleşmesinden kaynaklanacak borç için davalıya verildiği dosya kapsamı karşısında ihtilafsızdır. Bu durumda bono ile girişilen icra takip tarihindeki banka alacağının konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi heyetinden alınacak rapor ile belirlenip, tespit olunacak tutar dikkate alınarak bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin öteki temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacılar yararına takdir edilen 900,00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 26.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.