Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/669 E. 2011/11600 K. 28.09.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/669
KARAR NO : 2011/11600
KARAR TARİHİ : 28.09.2011

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan 01.07.2009 tarihli satış sözleşmesiyle büfe devralıp karşılığında 12 adet her biri 600 TL’ lık senet verdiğini, belediyenin büfeye ruhsat vermesinin ise satışın gerçekleşme şartı olarak belirlendiğini, ancak belediyenin müvekkiline ruhsat vermediğini ileri sürerek senetlerden dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında büfe satışına ilişkin 01.07.2009 tarihli sözleşmenin bulunduğunun doğru olduğunu, ancak sözleşmeye davacı tarafından sonradan belediyenin ruhsat vermemesi halinde paranın iade edileceği kaydının eklendiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere göre taraflar arasındaki sözleşmede devrin belediyeden ruhsat alınması şartına bağlandığı, belediye tarafından söz konusu yerin yapı kullanma izin belgesi olmadığından çalışma ruhsatı verilemeyeceğinin bildirildiği, davalının sözleşmeye sonradan ilave yapıldığı iddiasını yazılı delille kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının davaya konu senetlerden dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı hakkında sözleşmeye belediye tarafından ruhsat verilmediği takdirde paranın kendisine iade edileceği ifadesini sonradan ilave ettiği gerekçesiyle özel belgede sahtecilik suçundan dolayı ceza davası açıldığı dosya içindeki Edirne Cumhuriyet Başsavcılığının 25.12.2009 tarihli 2009/4308 Esas sayılı iddianame örneğinden anlaşılmaktadır. B.K.’ nun 53.maddesi uyarınca Ceza Mahkemesince verilen mahkumiyet kararları ile maddi vakıayı saptayan Ceza Mahkemesi kararları hukuk hakimini bağlayacağından somut olay bakımından anılan ceza davasının sonucu beklenilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA bozma sebebine göre davalının öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına peşin harcın istek halinde iadesine, 28.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.