Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/6735 E. 2012/1554 K. 06.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6735
KARAR NO : 2012/1554
KARAR TARİHİ : 06.02.2012

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı tarafından her ne kadar duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de, miktar yönünden bu isteğin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı, davalı bankanın aleyhine icra takibine giriştiğini, süresinde itiraz etmediğini takibin kesinleştiğini, takipten sonra kredi asıl borçlusunun borcu ödediğini, ancak davalının takibi devam ettirdiğini, taşınmazları üzerine haciz konulduğunu belirterek davalı bankaya borçlu olmadığının tespiti ile taşınmazlarının geri alınmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı borçlunun amacının takibi sürüncemede bırakmak olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının 17.12.2010 tarihli feragat beyanının HUMK 91 ve devamı maddeleri gereğince açılan davadan kayıtsız ve şartsız olarak feragat edildiği gerekçesiyle davanın vaki feragat nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, icra takibine konu banka kredi sözleşmesi nedeniyle borçlu bulunulmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş ise de, HUMK’nun 91 ve müteakip maddelerinde yer alıp, yine bu maddeler de sözü edilen hukuki sonuçları doğuracak olan feragatın öncelikle geçerlilik koşulunu taşıması gerekir. Davacı asil 27.01.2011 tarihinde mahkemeye verdiği dilekçesinde diğer taraf vekilinin hata ve hile ile zorla hazırlayıp ne olduğunu bilmeden imzalatılan feragat dilekçesinin geçersizliğine ve davanın kaldığı yerden devamına karar verilmesini istemiştir. 6100 sayılı HMK’nun 311. maddesine göre irade bozukluğu hallerinde feragatın iptali istenebilir. Mahkemece bu iddia karşısında feragatın geçerli olup olmadığının araştırılması ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 06.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.