Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/6746 E. 2012/156 K. 16.01.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6746
KARAR NO : 2012/156
KARAR TARİHİ : 16.01.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince her ne kadar duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de miktar itibarıyla bu istemin reddi ile incelemenin evrak üzerinde yapılmasına verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin işyerinde 26.03.2009 tarihinde yapılan kasa hırsızlığında dava konusu çekle birlikte bir çok çekin çalındığını, daha sonra çekin davalı tarafından bankaya ibraz edildiğini, müvekkilinin hamili ve cirantaları tanımadığını, hiçbir ticari ilişkisinin de bulunmadığını belirterek, müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile çekin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin dördüncü sıradaki ciranta olduğunu, çekin çalıntı olabileceğini bilebilecek durumda olmadığını, müvekkilinin ciro yolu ile hamili olduğu çeki dava tarihinden önce ticari ilişkide bulunduğu … İzo. Hav.İm.San. ve Tic.Ltd.Şti’ne iade ettiğini, müvekkiline artık husumet yönetilemeyeceğini bildirerek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının çekin keşidecisi olup, imzalı ve şirket kaşesi atılı olarak elinden rızası dışında çıktığı ve hamilin de kötü niyetli olduğunu iddia ettiği ancak davacının hamilin çeki kötü niyetli veya ağır kusurlu olarak ele geçirdiğini kanıtlayamadığı gibi çekin de davalı elinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle her davanın açıldığı tarih itibariyle değerlendirilecek olmasına ve davalının dava konusu çeki bankaya ibraz eden hamil bulunmasına, somut olaya emsal teşkil ettiği ileri sürülen Dairemiz kararlarının ise sahte çeke dayalı olarak açılmış bulunmasına göre davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 16.01.2012 gününde oy çokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY YAZISI

Davacı, davalı tarafından bankaya ibraz edilen çekin rızası hilafına (çalınarak) elinden çıktığını bu nedenle davalıya borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.
Davalı ise vermiş olduğu cevap dilekçesinde dava konusu çekin çalıntı olduğunu öğrenmeleri üzerine bir önceki cirantaya teslim ettiklerini iyi niyetli 4. Ciranta olarak çekin çalıntı olacağını bilebilecek durumda olmadıklarından bahisle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Bu durumda çalıntı çekin bir önceki cirantaya iade edilmesinden haberdar olduğu ispatlanamayan davacının bu davayı açmada hukuki yararı bulunduğu tartışmasızdır.
Ancak davalının da dava tarihinden bir buçuk ay önce dava konusu çeki bir önceki cirantaya teslim etmekle, çekten dolayı aleyhine dava açılmaması gerektiği yönündeki savunmasında da bir tutarlılık bulunduğu görülmektedir.
Bu halde; davacının dava tarihi itibarıyla hukuki yararı bulunduğu kanaatiyle dava açtığı ancak dosyaya verilen cevap dilekçesiyle davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla, konusuz kalan uyuşmazlıkla ilgili karar vermeye yer olmadığına ve ayrıca tarafların yapmış oldukları yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına karar verilmesi ve bu nedenle hükmün bozulması gerektiği düşüncesiyle, yerel mahkemece verilen ret kararının onanması yönündeki sayın çoğunluk görüşüne katılmıyorum.