Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/7050 E. 2012/2986 K. 28.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7050
KARAR NO : 2012/2986
KARAR TARİHİ : 28.02.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı banka tarafından müvekkili aleyhine genel kredi sözleşmesinden doğan alacağını tahsil amacıyla icra takiplerinde bulunulduğunu, ancak borcun çeklerle ödendiğini, ödemelerin dikkate alınmadığını belirterek, takiplerden dolayı borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacıdan aldığı bir kısım teminatların borcun ödendiği anlamına gelmediğini, borcun devam ettiğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, bilirkişi kurulu asıl ve ek raporuna göre, … 2.İcra Müdürlüğünün 2009/4986 esas sayılı dosyasına ilişkin davanın reddine, aynı icra müdürlüğünün 2009/6263 esas sayılı dosyada 720,44 TL asıl, 1.475,35 TL işlemiş faiz haricindeki kısımlar hakkında davacının borçlu olmadığının tespitine, kötü niyet olmadığından tazminat taleplerinin reddine, icra müdürlüğünce yapılan ödemelerin tahsilde tekerrür olmaması kaydıyla nazara alınmasına karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava dışı … Tekstil ve Dış Tic.Ltd.Şti.ile davalı banka arasında 20.03.2008 tarihinde 300.000 TL limitli genel kredi sözleşmesinin imzalandığı, davacının söz konusu sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladığı, davalı banka tarafından kredi borçlularına gönderilen 28.07.2009 tarihli ihtarnamede 21.07.2009 tarihi itibariyle kredi hesabının kat edildiği, toplam borcun 52.775,85 TL olduğu belirtilmek suretiyle borcun ödenilmesi talep edilmiştir.
Davacı yan dava dilekçesinde davacı da dahil diğer borçlulara davalı banka tarafından ihtarname keşide edilmeden önce, kefaleti sebebiyle banka ile yaptığı görüşmeler sonucunda davalı bankaya 18.05.2009 tarihinde 15.07.2009 ve 15.09.2009 tarihli 25.000 TL’lik iki adet çek verildiğini, yapılan ödemelerin dikkate alınmadan haciz işleminin başlatıldığını, davalıya tahsilat amacıyla verilen çeklerin kredi borcunun tasfiyesine yönelik olduğunu ileri sürmüştür.
Kural olarak çek bir ödeme vasıtası olup mevcut bir borcun tediyesi amacıyla verildiğinin kabulü gerekir.
Mahkemece, davacı hakkında başlatılan icra takiplerinden önce kredi borcuna mahsuben verilen çeklerle ilgili ödeme iddiası üzerinde yeterince durulmadan eksik inceleme ile hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının diğer, davalı vekilinin ise tüm temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 28.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.