Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/713 E. 2011/12441 K. 12.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/713
KARAR NO : 2011/12441
KARAR TARİHİ : 12.10.2011

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tesbit-istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Dava, takibe konulan 20.000 TL bedelli bonodan dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davalı …, davaya cevap vermemiştir.
Davalı … vekili, müvekkilinin iyi niyetli hamil olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemenin 27.10.2008 tarihli, 2008-5789 Esas, 2008-10079 Karar sayılı ilamıyla davalı … hakkındaki davanın vazgeçme nedeniyle reddine karar verildiğinden ve bu husus temyize konu olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, davalı … yönünden ise esastan reddine, % 40 tazminatın davacıdan tahsiline dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine dairemizin 27.10.2008 tarihli, 2008-5789 Esas, 2008-10079 Karar sayılı ilamıyla; “Davacı ile davalı … ve Dava dışı … A.Ş vekili olan M…. … arasında düzenlenen 03.05.2001 tarihli protokolün 3/a maddesinde: “kalan 105.000.000.000 TL’ nin 20.000.000.000 TL’ lik kısmının … AŞ.’ nin … Elektrik AŞ.’ ne olan borcuna mahsuben şimdilik ödenmeyeceği, Klas Turizm Ltd. Şti.’nin, … A.Ş.’nin bu borcundan sorumlu olmadığının tespiti için Alanya 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2000/321 Esas sayılı dosyasından bu konuda verilecek karardan itibaren 2 ay içinde ödenmek üzere Klas Turizm Ltd. Şti.’ nin açık tarihli 20.000.000.000 TL’ lik bir adet senet verdiği” kararlaştırılmıştır. Uyuşmazlığın çözümü yönünden mahkemece bu protokol hükmü üzerinde durulup tartışılarak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, belirtilen yönler üzerinde durulmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.” gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece, Dairemiz bozma kararına uyulmayıp önceki kararda direnilmiş, verilen direnme kararı Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2010/19-520 E, 2010/556 K. sayılı 03.11.2010 tarihli ilamı ile “Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu’nun önüne gelen uyuşmazlık; davanın tarafları arasında düzenlenen 3.5.2001 tarihli Protokolün 3/a maddesi hükmünün yerel mahkemece bozma öncesi verilen kararda, bozma ilamında işaret edilen şekilde tartışma ve inceleme konusu yapılıp yapılmadığı, noktasındadır. Her ne kadar bozma ilamında yerel mahkemenin bozmaya konu kararında anılan Protokolün 3/a maddesinin inceleme ve tartışma konusu yapılmadığına işaret edilmişse de; yerel mahkemece, taraflar arasında düzenlenen ve davanın esasına etkili olan 3.5.2001 tarihli Protokolün 3/a maddesi hükmünün incelendiği, bu protokolde geçen Alanya 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2000/321 Esas sayılı dosyasından
verilen karar da göz önünde tutulmak suretiyle eldeki davaya yansımasının değerlendirildiği ve tüm dosya kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık hakkında edindiği kanaate göre de bir karar verildiği, anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, yerel mahkemenin bozmada eksikliğine işaret edilen hususların ilk kararda yer aldığına ilişkin direnmesi usul ve yasaya uygundur. Ne var ki, Yüksek Özel Dairece davacı vekilinin işin esasına ilişkin temyiz itirazları bozma nedenine göre incelenmediğinden, bu yönde inceleme yapılmak üzere dosyanın Özel Daireye gönderilmesi gerekir.” denilerek davacı vekilinin işin esasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Dairemize gönderilmesine karar verilmiştir. Dairemizce davacının işin esasına ilişkin temyiz itirazları incelenmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 12.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.