Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/7215 E. 2012/2096 K. 14.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7215
KARAR NO : 2012/2096
KARAR TARİHİ : 14.02.2012

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, faturaya dayalı alacağın tahsili için girişilen icra takibine davalı tarafından haksız olarak itiraz edildiğini, yetki itirazının yerinde olmadığını, BK’nun 73. maddesi uyarınca müvekkilinin ikametgâhı icra dairesinin yetkili olduğunu, davalının icra dairesine itirazından 5 gün sonra (09.03.2009 tarihinde) takibe konu asıl alacağın banka aracılığı ile ödendiğini, bu kısmi ödemenin icra müdürlüğüne bildirildiğini ileri sürerek bakiye borç için itirazın iptali ile takibin devamına, %40 icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin adresinin bulunduğu yer olan Büyükçekmece İcra Müdürlüğünün ve Büyükçekmece Sulh Hukuk Mahkemesinin yetkili olduğunu, davacının talep ettiği alacağın 09.03.2009 tarihinde muaccel hale geldiğini ve ödemenin yapıldığını, yetkisiz icra dairesinde girişilen takip nedeniyle bir ödemenin yapılmadığını, bu ödemenin müvekkilince düzenlenen iade faturasının kabul edilmemesi nedeniyle yapıldığını, BK’nın 113. maddesi gereğince asıl borç tediye edilmekle sona erdiğini, sair fer’i haklarında sakıt olduğunu, yetkisiz icra dairesinde başlatılan takipten dolayı masraf, avukatlık ücreti ödenemeyeceğini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin tek başına itirazın iptali davasına konu edilemeyeceğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller neticesinde; davalı tarafın yetki itirazı BK’nun 73. maddesi gereğince yerinde görülmemiş ve asıl alacak yönünden taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmadığı, davalı icra takibinden önce temerrüde düşürülmeğinden işlemiş faiz de talep edilemeyeceği gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiş,hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Borçlu, takibe itirazından beş gün sonra asıl borcu ödemiş ise de, icra takip tarihinden ödeme tarihine kadar işleyen faizi, icra giderlerini ve icra vekalet ücretini ödememiştir. Zaten davacı vekili de ödenen asıl borç dışındaki bakiye alacak yönünden dava açmıştır. İtiraz üzerine duran takibin, talep edilen bu fer’i alacaklar yönünden devamını sağlayabilmek açısından davacının dava açmasında hukuki yararı bulunduğundan mahkemece bu yönler üzerinde durulup araştırma ve inceleme yapılarak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 14.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.