YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7286
KARAR NO : 2012/752
KARAR TARİHİ : 24.01.2012
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının icra takibine konu ettiği bononun sahte olduğunu, müvekkilinin yanında çalışan bir personelinin bankadan kredi alabilmesi için boş bir kağıda imza attığını, bu kağıdın sonradan tarayıcı bilgisayar ve renkli yazıcı kullanılarak kambiyo senedi haline dönüştürüldüğünü ve üzerinin doldurulduğunu, senedin sahte olduğunun C.Başsavcılığının yaptığı araştırma neticesinde anlaşıldığını ileri sürerek senedin sahteliğinin tespitine, takibin iptaline, %40 kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili icra takibindeki kambiyo senedine mahsus ödeme emrine davacının 5 gün içinde itiraz etmediğini, müvekkilinin bononun lehdarı değil iyi niyetli 3. kişisi olduğunu, imza inkarı olmadığı için senedin davacıyı bağlayacağını belirterek davanın reddi ile %40 tazminatın davcıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller, benimsenen Adli Tıp Raporuna göre, borçlu imzasının mevcut senet içeriğini onaylar mahiyette atılmamış olduğu … isim yazısı ve bu isme atfen atılmış imzayı içerir bir belgenin mevcut senet görünümüne tümden sahte olarak dönüştürüldüğü, bu rapor ile sahtecilik soruşturmasında alınan raporun birbirini teyit ettiği, bononun sahte olduğu anlaşıldığından ceza davasının sonucunun beklenmesine gerek olmadığı senedin lehdarı olarak görülen …’ın varlığının dahi şüpheli bulunduğu, bu durumda davalının takibinde kötü niyetli olduğu gerekçeleri ile davanın kabulüne icra takibine konu edilen 1.000.000.00 TL bedelli 21.07.2009 vadeli 15.01.2009 tanzim tarihli bono nedeniyle davacının borçlu olmadığının ve bononun sahte olduğunun tespitine, bono bedelinin %40’ı oranındaki kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık sahtecilik iddiasına dayanmaktadır. Sahtecilik mutlak def’iler den olduğundan herkese karşı ileri sürülebilir ise de, somut olayda dava konusu senetle ilgili olarak ceza davası açıldığı dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Ceza mahkemesinin maddi vakıayı saptayan kesinleşmiş kararları BK’nun 53. maddesi uyarınca hukuk hakimini bağlayacağından mahkemece davaya konu senetle ilgili ceza davasının sonucu beklenerek varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken ceza davasının sonucunun beklenmesine gerek bulunmadığı gerekçesi ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 24.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.