YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7305
KARAR NO : 2012/317
KARAR TARİHİ : 17.01.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
….
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davacı …’nin borçlu olmadığının tespitine, diğer davacı … yönünden davanın açılmamış sayılmasına yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacılar vekili, müvekkillerinden …’nin davalı şirkette pazarlama elemanı olarak çalıştığını, davalı şirkette çalışan personele, işyerine verecekleri herhangi bir zararı teminat altına almak için senet imzalatma uygulamasının bulunduğunu, davacı …’nin de yalnızca oğlunun işe girmesini teminat altına almak için bu senedi kefil sıfatı ile imzaladığını, davacı … işyerinden ayrıldıktan 17 ay sonra teminat amaçlı verilen senedin haksız olarak icra takibine konu edildiğini ileri sürerek icra takibine konu 30.000 TL.lik bono nedeniyle borçlu bulunulmadığının tespiti, %40 kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, verilen borç para nedeniyle dava konusu senedin düzenlendiğini, davanın reddi gerektiğini savunmuş, %40 tazminatın davacı taraftan tahsilini istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama sırasında davacı … öldüğünden ve verilen kesin süreye rağmen mirasçıları davaya muvafakat vermediğinden davacı … yönünden davanın açılmamış sayılmasına, diğer davacı yönünden “malen” kaydını içeren dava konusu bonoyu davalı taraf talil ettiği için ispat yükünün davalı yana geçtiği, davalının borç para verdiğini ispatlayamadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, takibe konu 30.000 TL. bedelli, borçlusu davacı … ve … alacaklısı davalı şirket olan bonodan dolayı davacı …’nin davalıya borçlu olmadığının tespitine, teminat amaçlı aldığı bonoyu icra takibine konu eden davalı kötü niyetli davrandığı için %40 tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacı … yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı …, dava konusu senedin davalı şirkete işe girerken teminat olarak verildiğini, babası olan diğer davacının da senedi kefil sıfatı ile imzaladığını iddia etmiştir. Bu iddia karşısında uyuşmazlığın işçi-işveren ilişkisinden kaynaklandığı ve iş mahkemesinin görevli olduğu gözetilmeden genel mahkeme sıfatı ile işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 17.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.