YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7416
KARAR NO : 2012/1765
KARAR TARİHİ : 08.02.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili; dava dışı şirketin keşidecisi, müvekkilinin ise ciro yoluyla hamili bulunduğu beş adet çekin süresinde takas odasına ibraz edilmiş ise de karşılıksız çıktığını, bu çeklerle ilgili yasal sorumluluk tutarlarının ödenmesi için davalı bankaya başvurulmasına rağmen ödeme yapılmadığını, aleyhlerine girişilen takibe davalının itirazı sonucu takibin durduğunu belirterek, itirazın iptali, takibin devamı ve %40 oranında icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece; davalı bankanın takibe konu çeklerle ilgili yasal sorumluluk bedelini ödemekle yükümlü olduğundan bahisle davacı yanca kanıtlanan davanın kabulüne, davalının itirazının iptaliyle takibin devamına ve %40 oranında icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkındaki Kanunun 4814 sayılı yasayla eklenen 6/4 maddesi uyarınca; “takas odaları aracılığıyla ibraz edilmiş çekler için, 10. maddede belirlenen sorumluluk miktarı dahil kısmi ödeme yapılmaz.” 20.12.2009 tarih ve 27438 sayılı resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5941 sayılı Çek Kanunu’nun 8/4. maddesinde ise:” takas odaları aracılığıyla ibraz edilmiş çekler için, 3. maddenin 3. fıkrasında belirlenen sorumluluk miktarı dahil kısmi ödeme yapılamaz. Bu durum, muhatap bankanın sorumluluk tutarını ödeme yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.” hükmüne yer verilmiştir.
Görüldüğü gibi her iki yasada da takas odaları aracılığıyla ibraz edilmiş çekler için belirlenen sorumluluk miktarı dahil kısmi ödeme yapılamayacağı hüküm altına alınmıştır. Ancak 3167 sayılı Yasanın değişik 6/4. maddesinde mevcut olmayan bir hüküm 5941 sayılı Yasanın 8/4 maddesine konularak kısmi ödeme yapılmayacağına ilişkin bu durumun muhatap bankanın sorumluluk tutarını ödeme yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağı düzenlemesine yer verilmiştir.
Bu durumda somut olay bakımından hangi yasa hükmünün uygulanacağının saptanması gerekmektedir. Zira 3167 sayılı Yasanın 6/4.maddesi hükmünün uygulanması gerektiği sonucuna varıldığı takdirde başkaca hiçbir araştırma yapılmasına gerek bulunmaksızın takas odaları aracılığıyla ibraz edilmiş çekler için yasada belirlenen sorumluluk miktarı dahil kısmi ödeme yapılamayacağı ve bankanın bu şekilde ibraz edilmiş çekler yönünden sorumluluk miktarını ödeme yükümü altına sokulamayacağının kabulü gerekir.
5941 sayılı Yasanın 8/4 maddesi hükmünün uygulanması gerektiği sonucuna varılması halinde ise çeklerin takas odaları aracılığıyla ibraz edilmesinin muhatap bankanın sorumluluk tutarını ödeme yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağı hükmünden hareketle aynı yasanın 3/6. maddesi uyarınca bankanın sorumluluk tutarını ödemekle yükümlülüğünün çek aslının bankaya bırakılması halinde söz konusu olabileceği yönündeki Yargıtayın kararlı uygulaması da gözetilerek yapılacak araştırma ve inceleme sonucunda bir karar verilmesi gerekecektir.
5941 sayılı Yasanın geçici 1.maddesinin 3.fıkrasında; “bankaların müşterilerine verdikleri eski çek defterleriyle ilgili olarak, 3167 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı” öngörülmüştür. Her ne kadar mahkemece anılan hüküm gerekçede tartışılmış ise de bu çeklerin yeni yasa zamanında verilen çeklerden olduğunun ileri sürülmediği belirtilmiştir. Yerel mahkemenin bu gerekçesi somut olayda 3167 sayılı Yasa hükümlerinin uygulanmasına olanak verecek nitelikte bir gerekçedir. Esasen uyuşmazlık konusu olay hakkında hangi yasa hükmünün uygulanması gerektiğinin tespiti mahkemece resen gözetilmesi gereken bir konudur. Bu durumda mahkemece yukarıda belirtilen hususlar gözetilerek araştırma ve inceleme yapılıp tüm deliller hep birlikte değerlendirilip varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 08.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.