YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7480
KARAR NO : 2012/788
KARAR TARİHİ : 25.01.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, taraflar arasında abonelik ilişkisi bulunduğunu, davalının aboneliğe konu yere ait telefon fatura borçlarını ödememesi üzerine aleyhine takip başlatıldığını, itiraz sonucu takibin durduğunu belirterek, itirazın iptali, takibin devamı ve %40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, aboneliğe konu işyerinin dava dışı …’e devredildiğini, takibe konu fatura borçlarının işyerini devralan bu kişiye ait olduğunu, fatura bedelleri ödenmediği halde telefonu görüşmeye kapatmayan davacının kusurlu olduğunu bildirerek, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda; yanlar arasında akdedilen abonelik sözleşmesinin ilgili maddeleri de gözetilmek suretiyle somut olayda davacı yanın bir kusurunun bulunmadığı, davalının takibe konu telefon görüşme bedellerinden sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının toplam 12.436,95 TL.’ye yönelik itirazının iptaliyle, takibin 10.029,92 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren %29 oranını aşmayacak şekilde avans faizi uygulanmak suretiyle devamına, takdiren %40 oranında 4.974,78 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Davacı vekilinin temyizi yönünden;
5219 Sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucu Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunun (HUMK) 427.maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 5236 sayılı Kanunun 19’uncu maddesiyle HUMK’a eklenen Ek-Madde 4’te öngörülen yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında 2010 yılı için 1.430 TL.dir.
Temyize konu edilen miktarın 12.20 TL olması nedeniyle 30.12.2010 tarihli karar kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 1.6.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay tarafından da temyiz isteminin reddine karar verilebilir.
2-Davalı vekili temyizi yönünden;
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin mahkeme hükmünün kesin olması nedeniyle reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harçlarının temyiz edenlerden alınmasına, 25.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.