Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/7527 E. 2012/1188 K. 31.01.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7527
KARAR NO : 2012/1188
KARAR TARİHİ : 31.01.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki birleşen menfi tespit-alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı davalı vekilince de duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan kimse gelmemiş olduğundan incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçelerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Asıl davada, davacı …Ş. vekili, taraflar arasında 23.02.2006 tarihli Doğalgaz Satış ve Ekipman Kira Sözleşmesi ile ayrılmaz parçası olan 01.01.2006 tarihli protokol imzalandığını, davalının müvekkili şirketin fabrikasına gaz dolumu hizmeti sunacağını ve bedelini sözleşme hükümleri uyarınca alacağını, davalının belli bir süre sonra gaz teslimi hizmetini mali sıkışıklık nedeniyle yerine getirmediğini, buna ait 3 adet tutanak düzenlediklerini ve delil tespiti yaptırdıklarını, hatta davalının 04.08.2007 tarihinde bir kereye mahsus olarak başka yerden LNG alımına müsaade ettiğini, davalının düzenlediği vade farkı faturalarının müvekkilince iade edildiğini davalının sözleşmeyi ihlal ettiğini ileri sürerek, süresinde gaz teslimi yapılmaması nedeniyle uğranılan maddi zarar ve cezai şart alacağı nedeniyle müvekkilinin davalıya borcu bulunmadığını ileri sürerek menfi tespit davasının kabulünü talep ve dava etmiştir.
Asıl davada davalı …. vekili taraflar arasında 23.02.2006 tarihli sözleşme yapıldığını ödemelerin nasıl yapılacağının bu sözleşmede kararlaştırıldığını, süresinde ödeme yapılmaması halinde vade farkı faturalarının düzenleneceği belirtildiği halde davacının bu vade farkı faturalarını iade etmesinin yerinde olmadığını, davacının cari hesaptan kalan borç ve vade farkı için müvekkilinin takip başlattığını, davacının süresinde ve ihtiyaca uygun gaz teslimi yapılmadığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, sözleşmenin 2/11 maddesi gereği müvekkili şirketin ihtar ve ihbara lüzum kalmadan sözleşme bitim tarihinden önce sözleşmeyi fesh etme hakkına sahip olduğunu, fatura bedelleri süresinde ödenmediğinden 18.10.2007 tarihinde sözleşme fesh edilerek gaz sevkiyatının kesildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Birleşen davada davacı …Ş. vekili, davalının sözleşme hükümlerini ihlal ederek fazladan ve ek protokolde cezai şarta konu bedelsiz gazı müvekkiline vermeyip icra takibine girişen davalıya karşı açılan menfi tespit davası sırasında alınan bilirkişi raporu ile cezai şart alacaklarının ortaya çıktığını belirterek menfi tespit davasında taraflarına borç görünen kısmın, tespit edilen cezai şart alacağından düşülerek, kalan 32.677 TL.lik kısım için fazlaya ait hakları saklı tutularak alacağa hükmedilmesini, aksi halde o davada bilirkişi raporu ile tespit edilen 54.000 TL. üzerinden alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Birleşen dava davalısı …. müvekkilinin sözleşmeyi haklı fesh ettiği için cezai şart borcu bulunmadığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, bilirkişi kurulundan alınan raporlara göre davacı …Ş. ödemelerini fatura tarihinden sonraki 10 günlük sürede yerine getirmediği, teminat çekini de davalıya vermediği gerekçeleri ile davalı tarafın sözleşmeyi feshinin haklı olduğu belirtilerek, davacı hakkında başlatılan takipten dolayı açılan asıl davanın kısmen kabulüne, davacı tarafın davalının başlattığı icra takip dosyası üzerinden yürüttüğü takipte 37.323,94 TL. asıl alacak, 75.492,32 TL. vade farkı, 159.20 TL. ihtiyati haciz masrafı olmak üzere toplam 112.985,46 TL.’lik alacağın, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi ve değişiklikleri ve icra takip giderlerinden dolayı sorumlu olup, bu kısma ilişkin açılan menfi tespit davasının reddine, bu kısmın üzerinde kalan miktar yönünden açılan menfi tespit davasının kabulüne, davacının %40 tazminat talebinin koşulları oluşmadığından reddine, birleşen davada, davalı …. sözleşmeyi fesihte haksız olmadığı, ayrıca bedelsiz gaz teslimine ait protokolün hükmünün aynen ve davacı borcundan mahsup edilmek suretiyle ödenmiş olduğu gerekçesiyle davalı …. aleyhine açılan menfi tespit davasının kısmen reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve katılma yolu ile davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı …Ş.’nin açmış olduğu borçlu olmadığının tespiti talepli asıl davasında; Bilirkişiler Makine Mühendisi Hakan Milli ve Serbest Muhasebeci Mali Müşavir Arif Barış’tan bir kök ve iki ek rapor alınmışsa da, alacak miktarının tespiti yönünden kök ve ek raporlarda farklı sonuca varıldığından ve bu farklılığın sonuçları raporda açıklanamadığından, mahkemece raporlar arasındaki farklılığı giderecek, konusunda uzman yeni bir bilirkişi kurulundan ayrıntılı ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınıp, varılacak uygun sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Öte yandan menfi tespit davalarında davacı borçlunun borçlu olmadığı miktar tespit edilip, bu yönde bir hüküm kurulması gerekirken, mahkemece, borçlu olduğu miktar tespit edilip, fazlasından menfi tespit davasının kabulüne şeklindeki hüküm usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle asıl ve birleşen dosyadaki davacı …Ş. vekilinin öteki temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte belirtilen sebeplerle hükmün asıl ve birleşen dosyadaki davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre asıl ve birleşen dosyadaki davalı ….’nin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 31.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.