Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/772 E. 2011/3312 K. 15.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/772
KARAR NO : 2011/3312
KARAR TARİHİ : 15.03.2011

Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili banka ile dava dışı Zafer İzmir arasında akdedilen Kredi Genel Sözleşmesine istinaden adı geçen borçluya ticari nitelikli kredi kullandırıldığını, davalının müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmede yer aldığını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek noter kanalıyla borçlulara ihtarname keşide edildiğini, borcun ödenmemesi üzerine davalı hakkında başlatılan icra takibine davalının yetkiye ve borca itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek öncelikle yetki itirazının reddine, itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, gerek asıl borçlu gerekse kendisinin ikametgahının Balıkesir’de bulunduğunu, Balıkesir Mahkemeleri ve icra dairelerinin yetkili olduğunu, kefaletinin işletme kredisi bakımından olup, bankomat veya kredi kartı ve sair borçları kapsamadığını, işletme kredi borcunun asıl borçlu tarafından bir kısmının ödendiğini, bakiye borcu fer’ileri ile birlikte kabul ettiğini belirterek, davanın usul ve esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, sözleşmede yetki hususunda açık hüküm olup, Bursa Mahkemeleri ve icra daireleri yetkili bulunduğundan yetki itirazının yerinde olmadığı, davalı kefilin kefalet limiti ve kendi temerrüdünün hukuki sonuçlarından sorumlu olacağı gerekçesiyle 5.054.01.-TL yönünden davalının itirazının iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmiş, hüküm davalı yanca temyiz edilmiştir.
Davalı kefil bilirkişi raporuna yönelik itirazlarında ve temyizinde kefil olduğu kredi borcunun 8 taksidinin asıl borçlu tarafından ödendiğini belirterek mahkemece bu yönün araştırılmamış olmasının eksik incelemeye dayalı olduğunu savunmuştur.
Kefaletin fer’iliği ilkesi gereğince mahkemece asıl borçlu tarafından yapılan ödemeler bakımından araştırma ve inceleme yapılarak davalı kefilin sorumluluğunun belirlenmesi gerekirken davalının bu yöne ilişkin itirazları üzerinde durulup değerlendirilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 15.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.