Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/7858 E. 2012/1817 K. 09.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7858
KARAR NO : 2012/1817
KARAR TARİHİ : 09.02.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan kimse gelmemiş olduğundan incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkilinin oğlu …’ın dava dışı … … …’den borç para alıp, borçlusu davacının babası … …, lehtarı ve cirantası … … olan 29.07.2008 tanzim tarihli, 15.000,00 TL tutarlı senet verdiğini, borcun ödendiğini, ancak senedin tanzim tarihi ile tutarı 29.03.2008 ve 150.000,00 TL tahrif edilerek getirilip, davacının adı da bonoya eklenip, davacı okuma yazma bilmediği halde imzası da sahte olarak atılarak davalı tarafından aleyhe icra takibine başlandığını, davacının icra hukuk mahkemesine imzaya ve borca itirazla açtığı davasından cahilliğinden faydalanılarak vazgeçirildiğini, icra takibinde yapılan haciz sırasında borcu kabul etmediği halde aksinin zapta geçilip imza altına alındığını belirterek, davacını bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitine, %40’tan az olmamak üzere tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalının avukat huzurunda düzenlenen uzlaştırma tutanağında, icra hukuk mahkemesinde borcu ve imzayı kabul ettiği gibi, icra hukuk mahkemesine kabule dair verdiği dilekçesindeki imzanın kendisine ait olduğunu, hakim huzurunda da kabul ettiğini, tapu işlemleri yapan davacının okuma yazma bildiğinin kabul edileceğini, icradaki haciz sırasında bir zorlama olmadığını bonoyu mevcut hali ile davacının oğlunun getirdiğini belirterek davanın reddi ile tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama sonunda, davacının dava konusu senet nedeniyle imzaya itirazla icra hukuk mahkemesine açtığı davada 13.01.2009 tarihli dilekçesi ile borcu ve imzayı kabul ettiğine dair beyanda bulunduğu, bu beyanı karşısında takip konusu borcu üstlenip, kabul ettiğinin değerlendirilmesi gerektiği, bu nedenle de artık diğer iddialarının sonuca etkisi olmayacağı gerekçesiyle davacının davasının reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 09.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.