Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/7877 E. 2012/1818 K. 09.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7877
KARAR NO : 2012/1818
KARAR TARİHİ : 09.02.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalılar vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalılar vek.Av…. gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkilinin hissedarı bulunduğu halen … devletinde kurulu … … Şirketinin bazı işlerinin takibi için davalılardan …’a … Noterliğinden vekaletname verdiğini, davalı …’ın yetkisi olmadığı halde vekaleten davacıya 190.000,00 USD bedelli bono düzenleyerek kötüniyetle borçlandırdığını, bonoya sahte şirket kaşesi de basıp imzaladığını, sonrasında iş ortağı ve bacanağı olan diğer davalıların bonoda imzalarının olduğunun öğrenildiğini, bonodaki imzanın davacıya ait olmadığı gibi davalılara borcu da bulunmadığını belirterek, bononun iptaline, davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacı ile davalılardan … ile dava dışı kardeşinin … … Şirketinin hissedarları olduklarını, davacının şirket hesaplarından kendi hesabına para geçirip, şirketi zarara uğrattığını, davacının 31.03.2006 tarihli tutanakla 190.000,00 USD borçlu olduğunu şirket müdürü olarak kabul ve taahhüt ettiğini, … Noterliğinden verdiği vekaletnamenin borçlandırıcı işlem yapma, her türlü belge düzenleme ve imza yetkisini de içerdiğini, davacının ödemeyi taahhüt ettiği parayı ödemediğinden davalı …’ın verilen vekaletnameye istinaden davacı adına vekil sıfatıyla kambiyo senedini imzaladığını, senetteki şirket kaşesinin gerçek olduğunu, geçerli olarak düzenlenen bonoyu davalı …’ın borcu nedeniyle diğer davalı …’a ciro ettiğini, onun da borcu bulunduğu davalı …’ya ciro ettiğini, senedin mücerret borç ilişkisi doğurduğundan ciro edilebileceğini bildirerek, davanın reddi ile tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama sonunda, davaya konu bono üzerinde bulunan imzanın borçlu olarak gösterilen davacıya ait olmadığının, bononun davalı … tarafından düzenlenip, imzalandığının davalıların kabulünde olduğu, davalı …’ın davacının noterden vermiş olduğu yetkiye istinaden onun adına senet düzenlediğini savunduğu halde dosyaya sunulu noter ve diğer belgelerden davacının bono tanzim etme yetkisi vermediğinin açıkça anlaşıldığı, taraflar arasındaki diğer ilişkilerin buna bağlanamayacağı gibi başka bir davaya konu olabileceği gerekçeleriyle davanın kabulüne, davacının davaya konu bono nedeniyle davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle davalılar vekilinin karar verilen celseye mazereti olduğunu bildirir herhangi bir dilekçesinin dosya içerisinde bulunmamasına göre davalılar vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 09.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.