YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7930
KARAR NO : 2012/388
KARAR TARİHİ : 18.01.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili tarafından davalıya satılıp teslim edilen mallar karşılığı düzenlenen faturaya dayalı alacağın tahsili için davalı aleyhine başlatılan icra takibinin itiraz sonucu durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekilinin davacıya borcu bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporları doğrultusunda, davalı ticari defterlerinin noter kapanış tasdikinin 2005 yılı hariç 2006 ve 2007 yıllarında usulüne uygun yaptırılmış olması nedeniyle kendisi yönünden delil olarak kabul edilecek nitelikte olduğu, davalı ticari defterlerinde kayıtlı görünen ancak davacı kayıtlarında görülmeyen ödemelerin davalı tarafça ödeme belgeleri ile kanıtlandığı, davalı kayıtlarına göre davacının alacak miktarının icra takibi itibarıyla 19.701,34-TL olarak belirlendiği, takip öncesi temerrüt olgusunun gerçekleşmediği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne davalının takibe yönelik itirazının 19.701,34 TL asıl alacak üzerinden iptali ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren faiz işletilmek suretiyle takibin devamına, fazlaya ait istemin reddine ve icra inkar tazminatına karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davanın temelini oluşturan icra takibinde 2007 tarihli faturalara dayanılarak alacak talebinde bulunulmuştur. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalının 2005 yılında yapmış olduğu ödemeler gözetilerek görüş bildirilmiştir. Ödemelerin yapıldığı tarihte henüz dava konusu edilen faturalar kapsamındaki alacak doğmamış olup doğmamış bir alacağın ödenmesi sözkonusu olmayacağından 2005 yılındaki ödemelerin 2006 ve sonraki yıllarda oluşan alacağa ilişkin olduğunun kabulü doğru görülemez. Mahkemece bu yönler gözetilmeden somut olaya uygun düşmeyen gerekçelerle hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 18.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.