Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/7933 E. 2012/390 K. 18.01.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7933
KARAR NO : 2012/390
KARAR TARİHİ : 18.01.2012

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacılar vekili, müvekkillerinin murisi …’nın davalı banka nezdindeki hesabında bulunan 8.630,81 TL’nin müvekkillerinin talebine rağmen davalı bankaca ödenmediğini, bunun üzerine davalı aleyhine girişilen icra takibine, davalı yanca murise çek karnesi verildiğini, bir kısım çek yapraklarının iade edilmemesi nedeniyle bankanın çek yaprağı başına sorumlu olduğu bedelin garanti altına alınması için takibe konu alacağa bloke konulduğu gerekçesiyle itiraz edildiğini, halbuki bugüne kadar söz konusu çeklerden bankaya ibraz edilip yasal sorumluluk miktarının ödenmesi talebinin söz konusu olmadığını, davalı bankanın uygulamasının keyfi olduğunu ,davalının zararı olsa bile müvekkillerine rücü hakkının bulunduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıların murisi …’ya vefatından önce verilen çeklerden 44 adedinin henüz iade edilmediği için bu çeklerden dolayı yasal yükümlülük kapsamında 3. şahıslara ödeme yapılacağından hesap üzerine banka lehine bloke konulduğunu, davacıların murisi ile imzalanan vadesiz alacaklı cari hesap taahhütnamesinin 5-b maddesinde bloke yetkisinin kabul edildiğini, müvekkili bankanın davacılardan 44 adet çekin yasal yükümlülük bedelinin depo edilmesinin talep hakkı bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, bankaların kredi sözleşmesine istinaden çek karnesi verdikleri müşterilerinin keşide ettikleri ve karşılığı olmayan çekler nedeniyle ödemekle sorumlu oldukları yasal tutarlar dolayısı ile 3. şahıslara karşı sorumlulukları B.K.nun 125. maddesinde de belirlendiği şekilde 10 yıllık bir zamanaşımı süresine tabi olup bankanın sorumlu olduğu bu miktarın bu süre içerisinde çek hamilleri tarafından talep edilebileceği, dolayısıyla çekler bankaya iade edilmediği sürece bankanın bundan dolayı riskinin devam ettiği, kaldı ki taraflar arasındaki sözleşmede de bu nedenle kredi müşterisinin vadeli veya vadesiz hesapları üzerine bloke konulabileceğinin açıkça belirlendiği, bu durumda davalı bankanın davacıların dava konusu ettiği hesap üzerine bloke koymasında herhangi bir yasal ve sözleşmeye aykırı bir yön bulunmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 18.01. 2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.