YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7990
KARAR NO : 2012/2777
KARAR TARİHİ : 23.02.2012
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili ve hissedarı olduğu dava dışı … … A.Ş aleyhine dava dışı … Makine Ltd.Şti tarafından 2 adet toplam 19.664,00 TL meblağlı bonolara dayalı olarak icra takibine girişildiğini, takip konusu bonolarda müvekkilinin keşideci, dava dışı … … A.Ş nin de lehtar olduğunu, davalının dava dışı … … A.Ş nin yönetim kurulu başkanı olmasını kötüye kullanarak alacaklı tarafa herhangi bir ödeme yapmamasına ve borcun tamamının dava dışı şirket tarafından ödenmesine rağmen takip alacaklısından dosya alacağını temlik aldığını, dava dışı borçlu şirket tarafından yapılan ödemenin müvekkilinin şirketteki hisselerine karşılık yapıldığını, müvekkilince 07.01.2006 tarihinde hissedarı olduğu dava dışı şirkete 11.200,00 TL kısmi ödemede bulunulduğunu, daha sonradan da kalan borcun tamamen ödendiğini ileri sürerek icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespitine ve %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, takip konusu bonoların davacının borcuna karşılık müvekkilinin yetkilisi ve ortağı bulunduğu dava dışı … … A.Ş ne verildiğini, bonoların ciro yoluyla takip alacaklısı firma eline geçtiğini, borcun müvekkili tarafından ödenerek alacağın temlik alındığını, davacı borçlu tarafından müvekkiline 07.01.2006 tarihli 11.200,00 TL ödeme dışında herhangi bir ödeme yapılmadığını belirterek davanın reddine ve %40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, dava ve takibe konu bonolarda malen ahzolunduğu belirtilmiş ise de mal tesliminin kanıtlanamadığı, dava dışı şirket ile ortağı olan davacı arasında düzenlenen bononun gerçek bir borcu yansıtmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne davacının icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava konusu bononun keşidecisi davacı …, lehdarı … … A.Ş olup takip alacaklısı dava dışı … Makine Ltd.Şti’dir.
Aksaray 2. İcra Müdürlüğünün 2005/1889 esas sayılı icra takibine konu edilen bono bedeli davalı … tarafından takip alacaklısına ödenerek alacak temlik alınmıştır. Temlik 16.12.2005 tarihli muhtıra ile takip borçlularına ihbar edilmiş ve temlik alacaklısı tarafından borçlular aleyhine haciz uygulanmıştır. 07.01.2006 tarihinde ise davacı takip borçlusu tarafından temlik alacaklısına 11.200,00 TL ödendiği anlaşılmaktadır. Bu durumda takip konusu bononun ortaklık borcu olduğu bir başka deyişle davacı ve davalının ortağı olduğu … … A.Ş’nin borcu olup davalı yanca icra takibine yapılan ödemenin bu şirket borcunu kapatmak üzere yapıldığı iddia edilmişse de yukarıda açıklanan icra süreci ve davacı yanca davalıya yapılan şahsi ödeme dikkate alındığında iddianın kanıtlanamadığı anlaşılmaktadır. O halde temlik alacaklısına veya takip alacaklısına yapılan ödemeler yönünden inceleme yapılıp takip konusu alacak miktarının dava tarihi itibariyle belirlenip uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar tesisi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 23.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.