Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/8095 E. 2012/6095 K. 11.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8095
KARAR NO : 2012/6095
KARAR TARİHİ : 11.04.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı davalı … vekilincede duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekilleri Av…. ile Av…. ve davalılardan … vek.Av…. davalı asil … ile vek.Av…. gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, … Halk Ekmek Fabrikası ile … Halk Ekmek Un Fabrikasına satmış olduğu unlardan dolayı müvekkilinin alacaklı olduğunu, her iki şirketin borcuna karşılık … Halk Ekmek Fabrikası adına kayıtlı ipotekli taşınmazı sonradan borçlular tarafından ipoteği kaldırılmak koşulu ile devir aldığını, ancak eski borçlar ödenmediği gibi banka tarafından ipoteğin paraya çevrilmesinin talep edilmesi üzerine müvekkili tarafından banka borcunun ödenerek rücu belgesi alındığını, müvekkiline ve bankaya borçlu olanlarla borçlulara kefil olup ipoteği kaldıracaklarını söyleyenler hakkında yapılan icra takibinin vaki itiraz üzerine durduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına ve davalıların %40’tan aşağı olmamak kaydıyla icra-inkar tazminatına mahkum edilmelerine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, davacının ipotek borçlusu ile muvazaalı işlem yaptığını, 4 milyon TL değerindeki taşınmazın 200.000 TL’ye satın alındıktan kısa bir süre sonra aynı değerle satın aldığı kişilere sattığını ve ardından taşınmaz üzerine başka bir banka tarafından 3,5 milyon TL değerinde ipotek tesis edildiğini, davacının ancak asıl borçludan talepte bulunabileceğini, borca konu ikinci kredi sözleşmesinde müvekkilinin kefil sıfatıyla imzasının olmadığını, ipoteğin kaldırılması nedeniyle kefilin durumunun ağırlaştığını, bu nedenle borçtan sorumlu tutulamayacağını, kefalet akdinde kefalet miktarının yazılı olmadığını haksız ve kötü niyetle takip yapan davacı hakkında %40 tazminata hükmedilerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı … vekili, müvekkilinin davacıya ve dava dışı bankaya borcu olmadığını, kefalet miktarının belli olmaması nedeniyle sözleşmenin geçersiz olduğunu, davacının kötü niyetle taşınmazı devraldığını belirterek davanın reddi ile davacının %40 oranında kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı … Ltd.Şti.vekili, müvekkilinin kefil olmadığını, kaldı ki kefil olsa bile bankaya karşı sorumlu olabileceğini, bankanın alacağını davacıya temlik etmediğini, bankaya yaptığı ödeme karşılığında taşınmazın tapusunu aldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Diğer davalılar davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, genel kredi sözleşmesinin kefilleri olan davalıların, sözleşmede kefalet limitinin bulunmaması nedeniyle kefaletlerinin BK’nun 484. maddesine göre geçersiz olduğu, davalı kefillerin ipotekli taşınmazın borcundan sorumlu tutulmalarını gerektiren bir hukuki durumun varlığının davacı tarafından ispat edilemediği gerekçesi ile davanın reddine, takibin kötü niyetle yapıldığı ispat edilemediğinden kötü niyet tazminatı isteminin de reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ile davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, genel kredi sözleşmesinde kefil olan davalıların kefalet limiti bulunmadığından kefaletin geçerli olmamasına ve özellikle davacının takibinde kötüniyetli olduğu kanıtlanamadığından kötüniyet tazminatıyla sorumlu tutulmamasında isabetsizlik bulunmamasına göre davacı ve davalılardan … vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın ONANMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 900 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınmasına, keza vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı … yararına takdir edilen 900 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınmasına, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 11.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.