Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/8100 E. 2012/425 K. 18.01.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8100
KARAR NO : 2012/425
KARAR TARİHİ : 18.01.2012

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı arasında imzalanan bayilik sözleşmesi ve protokol hükümleri gereğince davalı tarafından 10.10.2023 tarihine kadar davalıya ait taşınmaz üzerinde intifa hakkı tesis edildiğini, kısmi bölünme sözleşmesi sonucu bayilik sözleşmesinden kaynaklanan tüm hak, alacak ve borçların intifa hakları ile birlikte davacı şirkete devredildiğini, intifa hakkının Rekabet Kurumu kararları ile 18.09.2010 tarihinde sona ereceğini, davalının sebepsiz zenginleşme hükmü uyarınca aldıklarını geri vermekle yükümlü olduğunu, davalı açısından sebepsiz zenginleşmenin söz konusu olduğu 18.09.2010 ile 10.10.2023 tarihleri arası dönemin intifa hakkı, teknik yatırımlar ve hizmet bedeli için ödenen bedelin 12.03.2009 tarihine kadar güncellenmiş değeri olan 76.693,00 TL. nin 12.03.2009 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili tarafından cevap dilekçesi verilmemiş ancak duruşmadaki beyanında bayilik sözleşmesinin devam etmekte olduğunu ve açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere göre, Rekabet Kurulunun 12.03.2009 tarihli kararının tarafların 18.09.2010 tarihinde rızaen anlaşarak yeni bir sözleşme yapmasına engel olmadığı, sözleşmesi uzun süreli olan tarafların başvurusu üzerine bu konuda Rekabet Kurulunun 2009/1-59 dosya 09034-798201 karar sayılı ve 05.08.2009 tarihli kararında da tarafların müzakere ederek mevcut sözleşmeleri sonlandırmak suretiyle 5 yılı aşmayacak şekilde yeni işleticilik sözleşmesi ve bu süreye uyumlu olarak yeni intifa sözleşmesi akdedebileceklerinin ve her iki tarafın da rızası olmaksızın herhangi bir sebeple uzatılmaya zorlanması halinde 4054 sayılı Kanunun 4. maddesi çerçevesinde işlem tesis edileceğinin belirtildiği, taraflar arasındaki sözleşmenin başlangıcından beri geçersiz hale gelmesi ve batıl olmasının söz konusu bulunmadığı, Rekabet Kurulu kararına uymama yaptırımının idari bir yaptırım olan grup muafiyetinden yararlanamamak olduğu, bu durumda bayilik ve intifa sözleşmeleri ayakta iken sebepsiz zenginleşme nedenine dayanılarak talepte bulunulmasında hukuki yararın olmadığı sonucuna varılmakla davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin temyizi, lehlerine eksik vekalet ücreti takdir edilmesine ilişkindir.
Her ne kadar mahkemece hukuki yarar yokluğundan, dolayısıyla dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiş ise de, taraflar arasındaki akdin feshedilmediği ve geçerli olduğu gerekçesine dayanılarak verilen karar uyuşmazlığın esasına ilişkin nihai bir karar olup, buna göre davalı yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin üçüncü kısmına göre hesaplanacak nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde maktu vekalet ücretine hükmolunması isabetsizdir.
SONUÇ:Yukarıda (1) sayılı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) sayılı bentte açıklanan nedenle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 18.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.