Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/8108 E. 2011/14068 K. 16.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8108
KARAR NO : 2011/14068
KARAR TARİHİ : 16.11.2011

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih : 10.03.2011
Nosu : 2008/872-2011/109

Taraflar arasındaki menfi tespit-istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davacı … İnş. yönünden harcı tamamlanmayan kısma ilişkin davanın açılmamış sayılmasına, harcı yatırılan bölüm ve diğer talepler yönünden davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacılar vekilince duruşmasız, davalı vekilince de duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av…. ile davalı vek.Av….’in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacılar vekili, müvekkili …’nin 2006 ve 2007 yıllarında tam olarak hatırlayamamakla beraber davalıdan 250.000 TL nakit para olarak karşılığında çek verdiğini, verilen çeklerin de sürekli olarak yenileri ile değiştirildiğini, en son 2 adet çekin arkasının yazılması üzerine davalıya dört adet 400.000 TL, bir adet de 147.000 TL bedelli bono verildiğini, davalının her ay faiz işlenerek ana paraya eklediğini, şirketin ise davalıya hiç borcu olmadığını, …’nin borcunun ise 250.000 TL borcun faiziyle birlikte toplam 410.000 TL olduğu, ayrıca Küçükçekmece Halkalı’da bulunan bir adet bağımsız bölümün davalıya teminat amacıyla 15.09.2006 tarihinde devredildiğini, bu taşınmazın iade olunmadığını belirterek, dört adet 400.000 TL ve bir adet 147.000 TL bedelli toplam 1.747,000 TL’lik beş adet bonodan dolayı müvekkili şirketin borçlu olmadığının tespitine, diğer davalı … yönünden 410.000 TL gerçek borcun tenzili ile 1.337,000 TL yönünden borçlu olmadığının tespitine, satış vaadi sözleşmesinin iptaline, davalıya verilen bağımsız bölümün iadesine, iadesinin mümkün olmaması halinde borçtan mahsubuna karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, davacının dava açıldıktan sonra 1.100,000 TL ödeme yaptığını belirterek, 690.000 TL’nin istirdadını talep ettiği, davacının 410.000 TL eksik harç yatırdığını, dava dilekçesinde belirtilen bağımsız bölümün … adına kayıtlı iken 15.09.2006 tarihinde bedeli karşılığı müvekkiline devir ve teslim edildiği, davacının taşınmazın maliki olmadığını, davacı şirketin dört adet bonoda kefil sıfatıyla imzasının bulunduğunu, 1.747,00 TL bedelli beş adet bononun davacı …’nin borcuna karşılık olduğunu, dava açıldıktan sonra davanın açıldığı gün tarafların 17.10.2008’de protokol imzaladıklarını, 300.000 TL peşin ödeyerek bakiye borcu iki takside yaydıklarını, bu durumda bonolarla sabit olan borcun bir de protokol ile ikrar edildiğini, 23.10.2008’de yapılan ek protokol ile müvekkilinin 300.000 TL tahsil etmiş olmasına rağmen 400.000 TL.lik bono iade ettiğini, davacıların bakiye borçlarını iki taksit halinde iade etmeyi taahhüt ettiklerini, 7.11.2008 tarihinde davacıların 500.000 TL ödeyerek yapılan 3.protokolle bakiye 450.000 TL borcu 17.12.2008’de ödeyeceklerini taahhüt
ettiklerini, ancak borcun halen ödenmediğini, davacıların davadan sonra yaptıkları 3 adet protokolle sulh olduklarını, bu nedenle davanın konusunun da kalmadığını, protokollerin davacıların işyerinde yapılması nedeniyle zorlama veya baskının söz konusu olamayacağını, kambiyo senetlerinin soyut borç ikrarı olduğunu, bonoların teminat amacıyla verildiğinin davacılar tarafından yazılı delille ispat gerektiğini belirterek, davanın reddine, müvekkili hakkında tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın açıldığı tarihte düzenlenen 17.10.2008 tarihli protokol ile davacının davalıya toplam 1.550,000 TL borcu olduğunu ikrar ettiği, 23.10.2008 tarihinde düzenlenen ikinci protokolde de ilk protokole atıfta bulunularak, toplam borç miktarından 300.000 TL.sinin peşin ödenerek bakiye 1.250,000 TL borç kaldığı, son olarak 7.11.2008 tarihli protokol ile daire satış bedeli ile 450.000 TL bedelin 17.12.2008 tarihinde alacaklıya ödeneceği, davalının elinde kalan 547.000 TL bedelli senetlerin iade edileceğinin kararlaştırıldığı, davacıların dava dilekçelerindeki iddialarına rağmen ilk protokol ve devamındaki protokoller ile yaptıkları ödemelerde 1.550,000 TL borçlu olduklarının ve bakiye 450.000 TL borçlu bulunduklarının kabulü gerektiği, davalı hakkında tefecilik suçlaması ile açılan davanın sonucunun davacıların borçlarını yazılı belge ile kabul ve ikrar etmiş olmaları karşısında bu davanın sonucunu etkilemeyeceği, teminat amacıyla verildiği iddia edilen bonoların borcun ödenmemesi nedeniyle iadesi gerekmeyeceği, Küçükçekmece Halkalı’daki bağımsız bölüme ilişkin olarak davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığı gibi bu hukuki ilişkinin teminatı olarak verildiğinin kabulü halinde dahi teminatın iadesi koşullarının gerçekleşmediği belirtilerek, davanın reddi gerektiğini, … İnş.AŞ. yönünden harcı tamamlanmayan 410.000 TL.lik kısma ilişkin talebin ise HUMK’nun 409.maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına, icra takibine konu edilen 450.000 TL bedelli senet yönünden tedbir kararı verilerek icra takibi durdurulduğundan davalı yararına %40 tazminata hükmedilmiş, karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı …’inin şikayeti üzerine Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından davalı … hakkında tefecilik ve dolandırıcılık suçlarından açılan dava üzerine Bakırköy 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/65 E. Sayılı dosyasında yargılamanın devam ettiği dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Bu durumda ceza mahkemesinin olası bir mahkumiyet kararının Borçlar Kanununun 53. maddesi uyarınca hukuk hâkimini bağlayacağı gözetilerek, söz konusu ceza davasının sonucunun Hukuk Muhakemeleri Kanunun 165/1 hükmü uyarınca bekletici mesele yapılması gerekir. Bu nedenle hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacılar vekilinin diğer, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacılar yararına takdir edilen 825.00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 16.11 .2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.