YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8147
KARAR NO : 2012/2608
KARAR TARİHİ : 22.02.2012
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacılar vekili, davalının müvekkilleri hakkında takip konusu yaptığı … Kuyubaşı Şubesine ait 24.06.2006 keşide tarihli ve keşide yeri … olan 52.000,000 TL. bedelli çekin 32.120,00 TL’lik kısmının icra takibinden önce müvekkili tarafından 10.120,00 TL’lik kısmının davalının banka hesabına 05.07.2006 tarihinde havale edilmek, 22.000,00 TL’lik kısmının ise çek verilmek suretiyle ödendiğini ileri sürerek takip konusu çekten doğan alacağın 32.120,000 TL’sine ve ferilerine borçlu olunmadığının tespitine, bu kısım yönünden takibin ve ferilerinin iptaline, davalının %40 tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir
Davalı vekili, müvekkilinin icra takibi sonunda alacağını dava dışı borçlular … (…) ve …’den (keşideci) tahsil ettiğinden müvekkiline karşı menfi tespit davası açılamayacağını, bu aşamada ancak istirdat davası açılabileceğini, davacıların söz konusu çeke ilişkin yaptıkları ödemeleri ciro zincirinde kendinden önce gelen keşideci ve cirantadan talep edebileceklerini, bu nedenle davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, esasende haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere ve bilirkişi raporlarına göre; dava ve takip konusu çeke istinaden davacı tarafından 10.120,00 TL’lik kısmın ödendiğine ve bu ödemeden davalının bilgisi olduğuna ilişkin açıklamanın açıkça banka dekontunda yer aldığı, davalı Korteks tarafından verilen 04.08.2006 tarihli tahsilat makbuzu ile de 22.000 TL. … Plastik A.Ş. çekinin takip konusu çek karşılığı verildiğinin anlaşıldığı, her iki tarafın ticari defterlerinde de nakit ve çekle yapılan ödeme toplamı 32.120,00 TL’nin, takip tarihi olan 31.07.2006 tarihinden önce 05.07.2006 tarihinde yapıldığının kaydedildiği, çeke dayalı takip dosyasında takip borçluları … ve … tarafından 50.214,14 TL. ödeme yapıldığı, davacının çek ve havale yolu ile yapmış olduğu 32.120 TL. tahsilatın icra dosyasında görülmediği, davalı şirketin ticari defterlerinde davacı tarafından ödeme yapıldığı halde bu ödemeler mahsup edilmeksizin çeki takibe koymakla kötüniyetli olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne icra takip dosyasında talep edilen 55.714,11 TL’den 32.120 TL. asıl alacak ve 681,93 TL. işlemiş faiz olmak üzere toplam 32.801,903 TL. için davacıların davalıya borçlu bulunmadıklarının tespitine, koşulları bulunduğundan kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan %40 tazminat tutarı 13.120,00 TL.nin davalıdan alınıp davacılara verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davaya konu çek ile ilgili olarak davacı hakkında kambiyo senetlerine özgü icra takibi 31.07.2006 tarihinde başlatılmıştır. Takip konusu çek için takipten önce 05.07.2006 tarihli 10.120,00 TL’lik havale yapılmış, ayrıca 22.000 TL’lik çek ise 08.04.2006 tarihinde yani takipten sonra verilmiştir. Takip dosyasında, takip konusu borcun toplam 87.163,39 TL. olduğu, 50.214,14 TL’nin dava dışı … (…) ve … … (keşideci) tarafından ödendiği, görülmüş, davacılar tarafından yapılan 32.120,000 TL’lik ödemenin icra dosyasında yapılan ödemeler arasında gözükmediği, anlaşılmıştır. Alacaklı-davalı vekili, 22.02.2008 tarihinde dosyada hiçbir alacağının kalmadığına dair beyanda bulunmuştur. Ayrıca, çek aslı ilgilisine iade edilmek üzere davalı-alacaklı vekili tarafından 04.03.2008 tarihinde icra kasasına teslim edilmiştir. Davacılar tarafından menfi tespit davası 05.08.2008 tarihinde açılmıştır. Oysa bu tarih itibariyle dava konusu takibe ilişkin borç dava dışı borçlular tarafından ödenmiştir. O halde dava tarihi itibariyle davacılar hakkında devam eden bir icra takibinin bulunmadığı dolayısıyla davacıların davalıya karşı menfi tespit davası açmakta hukuki yararları bulunmadığı gözetilmeden Mahkemece yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilerek hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 22.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.