Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/8236 E. 2012/427 K. 18.01.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8236
KARAR NO : 2012/427
KARAR TARİHİ : 18.01.2012

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacılar vekili, davalı tarafça müvekkili aleyhine başlatılan icra takibine konu 13.04.2010 tanzim, 15.08.2010 vade tarihli 5.000,00 TL. meblağlı senette ihdas nedeninin yer almadığını, söz konusu senedin karşılıksız olduğunu, müvekkillerinin bu senet karşılığında davalıdan mal ya da para almadıklarını, borcun sebebinin ve senedin dayandığı hukuki ilişkinin davalı tarafça açıklanması ve ispat edilmesi gerektiğini ileri sürerek söz konusu senet nedeniyle müvekkillerinin davalıya borçlu bulunmadıklarının tespitine ve davalı aleyhine %40 tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava ve takip konusu senetteki imzaya itiraz edilmediğini, takibin sebepten mücerret kambiyo senedine dayandığını, dolayısıyla müvekkilinin bu senedi hangi sebeple aldığını ispat etme yükümlüğünün bulunmadığını, ispat külfetinin davacıya ait olduğunu ve davacının iddiasını yazılı delille kanıtlaması gerektiğini, haksız ve kötü niyetle açılan bu davanın reddi gerektiğini savunarak davacı aleyhine %40 tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere göre; dava konusu bonoda ihdas nedeninin yazılmadığı, ispat külfetinin davacıda olduğu, davacının iddiasını yazılı delille kanıtlaması gerektiği, davacının iddiasını yazılı delille kanıtlayamadığı ve yemin teklif etme hakkını kullanmayacağına dair beyanda bulunduğu, bu durumda davacının davasını ispat edemediği, her ne kadar kısa kararda davalı lehine %40 tazminata karar verilmiş ise de davada icra takibinin durmadığından tazminata hükmedilmesi için yasal koşulların oluşmadığını ancak kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki oluşmasına engel olmak amacıyla gerekçeli kararda da tazminata hükmedildiği gerekçesiyle davanın reddine, davalı vekilinin talebi doğrultusunda dava konusu senet bedeli olan 5.000,00 TL’nin %40’ı oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, icra takibi durmadığı halde davalı lehine %40 tazminata hükmedilmiş olması İİK’nın 72/4 maddesi gereğince isabetsiz ise de bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün, HUMK’nun 438/7. (HMK. 370/2.) maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın hüküm fıkrasının 2.nolu bendinde yer alan “davalı vekilinin talebi doğrultusunda dava konusu senet bedeli olan 5.000,00 TL.nin %40’ı oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine” ibaresinin karardan çıkarılarak yerine “İİK’nın 72/4. maddesindeki yasal koşullar oluşmadığından davalı yararına tazminata hükmedilmesine yer olmadığına” ibaresinin yazılmasına ve kararın düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 18.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.