Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/8324 E. 2012/2142 K. 15.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8324
KARAR NO : 2012/2142
KARAR TARİHİ : 15.02.2012

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, davalının, davacının hakim ortağı olduğu şirketin kaçak kullanım yaptığını düşünerek 19/11/2001 tarihli tutanak düzenlediğini, sayaçta yapılan muayenede sayacın sağlam olduğunun tespit edildiğini, buna rağmen … Cumhuriyet Başsavcılığı’na enerji hırsızlığı isnadı ile suç duyurusunda bulunulduğunu, Asliye Ceza Mahkemesinde elektrik hırsızlığı suçundan yargılanan müvekkilinin kaçak elektrik kullanmadığı belirlenerek beraatine karar verildiğini, müvekkilinin üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti nedeniyle manen ağır zarara uğradığını, ayrıca davalı tarafça müvekkilinin elektriğinin kesilmesi nedeniyle jeneratör kullanıldığını, kullanılan jeneratör nedeniyle müvekkilinin maddi zararının da olduğunu ileri sürerek, 20.000,00 TL manevi zararın müvekkili hakkında suç duyurusunda bulunulduğu tarihten, 5.000,00 TL maddi tazminatın ise davalı kurum tarafından elektriğin kesildiği tarihten itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, cevap süresinin uzatılması için dilekçe sunarak davacı hakkında 2001 yılında kaçak elektrik tahakkukunun yapıldığını, dolayısıyla davacının tazminat talebinin zamanaşımına uğradığını ileri sürerek zamanaşımı def’inde bulunmuş, yargılama sırasında davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davacının raporda saptanan zararının tazmini gerektiği, davacının uğradığını ileri sürdüğü manevi zarar yönünden ise davalının … Cumhuriyet Başsavcılığına sunduğu 20/10/2003 günlü dilekçenin kişilik haklarına saldırı mahiyetinde olmadığı, davalı kurumun olağan denetimler sonucu kendi görevlilerinin düzenlediği tutanaklara dayanarak görevini yaptığı ve şikayette bulunduğu, davacının Asliye Ceza Mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda beraatine karar verilmiş olmasının davalının şikayet dilekçesine davacının kişilik haklarına saldırı niteliğini yüklemeyeceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 5.000,00 TL maddi tazminatın 28/05/2004 gününden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davacının yerinde görülmeyen manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlerden davalıdan alınmasına, fazla yatırılan peşin harcın istek halinde iadesine, 15.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.