Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/8362 E. 2012/1686 K. 08.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8362
KARAR NO : 2012/1686
KARAR TARİHİ : 08.02.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili; müvekkilinin davalıya maden satıp teslim ettiğini, davalının fatura bedellerini ödememesi üzerine alacağın tahsili için başlatılan takibe itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline, %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; alınan bilirkişi raporuna göre davalının kapanış tasdiki bulunmayan ticari defterlerinde takibe konu 2 adet faturanın kayıtlı olduğu ve davacının 14.682,55 TL alacaklı göründüğü, kanıtlanamayan alacak yönünden davacının yemin teklif hakkını kullanmadığı, alacağın likit olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının takibe itirazının kısmen iptaline, 14.682,55 TL asıl alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek yasal ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmek üzere takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl alacağın %40’ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- İlamsız icra takibinde gönderilen ödeme emrine karşı, borçlu vermiş olduğu itiraz dilekçesinde icra dairesinin yetkisine itirazla birlikte borcun esasına da itiraz etmiştir. Mahkemece icra dairesinin yetkisine itiraz hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiştir. Yetkili icra dairesinde ilamsız takip yapılması, itirazın iptali davasının koşullarından biridir. Bu durumda mahkemece, öncelikle İİK.nun 50. maddesi uyarınca icra dairesinin yetkisi incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu yön üzerinde durulmadan yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
2- Dava itirazın iptali davasıdır. Bu yön gözetilmeden hem itirazın iptali, hem de alacağın tahsili şeklinde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 08.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.