YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8534
KARAR NO : 2012/2087
KARAR TARİHİ : 14.02.2012
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki birleşen alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı şirket yetkili temsilcisi …ve vekili Av. … ile davalı … İnş. A.Ş. vekili Av. …, davalı … San. Tic. A.Ş. vekili Av….ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan şirket temsilcisi ve avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Asıl ve birleşen davada davacı vekili, müvekkili şirketin davalı … A.Ş.’nin ürettiği ve diğer davalı bayisi … A.Ş.’den satın aldığı boruları … Sitesi…artmanlarında kullandığını, kullanılan boruların ayıplı olduğunun tespiti üzerine oluşan zararı ve ayıbı mahkeme yoluyla tespit yaptırarak ortaya çıkardığını, davalılardan alınan galvanizli temiz su borularının imalatlarının ayıplı olması nedeniyle ihtar çektiklerini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları ve munzam zarara ait hakları saklı kalmak üzere maddi ve manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, ayrı ayrı davanın zamanaşımından reddi gerektiğini ve sorunun sadece zemin katta görülmesinin kullanım hatası ve zemin yapısından kaynaklı olduğunu belirterek esastan da reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamı benimsenen bilirkişi kurulu raporu karşısında boruların üretiminde hata bulunmadığı, davalıların kusur ve sorumlulukları olmayıp zarara galvanizli su borularının döşendiği zeminin sülfatlı ve bakterili ortamının neden olduğu gerekçesiyle davaların reddine karar verilmiş, hüküm ana ve birleşen davadaki davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı şirket, iş bu davaları açmadan önce zararın varlığı ve miktarının belirlenmesi için Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesince tespitler yaptırmış olup, 2009/188 değişik iş sayılı dosyada … Sitesi A ve D Bloklarında 1,2 ve 47 nolu dairelerde, 2009/226 ve 2009/230 değişik iş sayılı dosyalarda ise aynı sitenin C Blok 1,2 ve 47 nolu daire ile zemin kat kazan dairesindeki zarara, davalılardan alınan ve döşenen boruların evsafına uygun olmaması, yani ayıplı üretildiğinden kaynaklandığını Bilirkişi Makine Mühendisi … Özel raporlarında belirtmiştir.
Hükme esas alınan dört kişilik bilirkişi kurulundan alınan asıl raporda “…davalının sattığı borularda ayıba rastlanılmadığı, borularda oluşan korozyonun önce oluşan sülfat korozyonun betona etkisinden sonra borulara ulaşan bakterilerin oluşturduğu bakteri korozyonu sonunda oluşmuş olduğu boruların üretimi ile ilgili bir eksiklikten kaynaklanmadığı …” şeklinde görüş bildirilmiştir. Bu rapora davacı itirazı üzerine alınan 24.02.2011 havale tarihli ek raporda ise, sonuç olarak “… zarara esas olarak zemindeki bu sülfatlı ve bakterili ortamın neden olduğu satın alınan boruların üretiminde bir hatanın bulunmadığı anlaşılmıştır” denilmiş ise de, ek raporu düzenleyen bilirkişilerden inşaat mühendisi bilirkişi … Erşan asıl rapora bir çekince bildirmemekle beraber ek rapora “ ilk raporumuzda A, B ve C Blokta çürüyen boruların değişimi için yapılan masrafların tespiti dışındaki (yani uzmanlık alanımın dışındaki) konu ve görüşlerden dolayı sorumluluk kabul etmiyorum.” diyerek, muhalefette bulunmuştur.
Davalı yanca alınan ve dosyaya ibraz edilen 19.11.2009 tarihli 693 nolu İTÜ Kimya Metalurji Fakültesi Metalurji ve Malzeme Mühendisliğinin raporunda”örneklerde su sıkıntısına sebep olan ve paslanma şeklinde kendini gösteren korozyon hasarının gelişmesinde örneklerin bulunduğu ortamdaki nem düzeyinin etkili olduğu düşülmektedir. Galvanizli çeliğin yüksek nem içeren ortamda bulunması, yüzeyindeki galvaniz tabakasının bozulmasına ve ilerleyen sürelerde galvaniz tabakasının tükenmesi ile uniform paslanmaya ve hatta delinmeye sebep olmuştur…” şeklinde düzenlenmiştir. Davacı yanca alınarak temyiz dilekçesine eklenen 11.05.2011 tarihli 499 nolu … Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Jeoloji Mühendisliği Bölümünün raporunda ise, “… … sitesinde yapılan incelemelerde bu alandaki binaların temel betonlarında yeraltı suyu kirliliğinden kaynaklanmış herhangi bir hasarın varlığı gözlenmemiştir. Ayrıca yeraltı suyunun seviyesinin yüzeyden -5.70 metreden daha derinde olduğu belirlenmiştir. Bu durumda yeraltı suyunun bu site alanındaki binaların temellerini etkilemesi beklenmemektedir.Ayrıca açılan hendeklerden alınan zemin örneklerindeki sülfat ve klor oranları temel betonunu etkileyecek oranlarda olmadığı belirlenmiştir.” denilmiştir.
Görüleceği üzere, bilirkişi raporları arasında mübayenet bulunmaktadır. Alınan ek bilirkişi raporu bu aykırılıkları giderecek mahiyette değildir.
Öte yandan, davacı vekilinin asıl rapora itirazlarını bildiren 29.11.2010 havale tarihli dilekçesinde davalı imalatçı … A.Ş.’nin internet sitesinde Galvanizleme Standardı olarak “TS 914, EN İSO 1461”de “Deniz suyu içinde 10-15 yıl, en ağır endüstriyel bölgelerde 15-20 yıl, normal atmosferik şartlarda 40 yıldır…” şeklinde bildirilmiştir.
Dosya içeriğinden ayıbın gizli ayıp olduğu açıktır. Hal böyle olunca mahkemece yapılması gereken iş davalı imalatçı … A.Ş.’nin internet sayfasındaki yazısı üzerinde yeterince durulup tarafların bu yöndeki delilleri toplanarak bilirkişi raporları arasındaki çelişki de giderilerek varılacak uygun sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken bu yönler gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 900,00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 14.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.