YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8633
KARAR NO : 2012/1221
KARAR TARİHİ : 01.02.2012
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava, icra takibine konu çekten dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davalı vekili, davanın reddine ve konulan tedbir nedeniyle davacının %40 tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece bedelsizlik def’inin ciro yoluyla çeki elde edenlere karşı ileri sürülemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine, koşulları oluşmadığından davalı yararına kötüniyet tazminatı takdirine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İcra ve İflâs Kanunu’nun 72,IV hükmü uyarınca “(Değişik fıkra: 09/11/1988 – 3494/6 md.) Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde kırktan aşağı tayin edilemez.” Menfi tespit davasında verilen ihtiyati tedbir kararı nedeniyle borçlunun inkar tazminatına mahkum edilmesinin amacı, kanunun bu hükmünde açıkça belirtildiği gibi uygulanan tedbir kararından dolayı alacaklının alacağını geç almaktan kaynaklanan zararını tazmin etmektir. Bu nedenle menfi tespit davasında tedbir kararının icra edilmesi, borçlunun inkar tazminatına hükmedilmesi açısından gerekli bir koşul olup, mahkemece gerekçesi açıklanmadan davalı tarafın tazminat isteminin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykrıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 01.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.