YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8636
KARAR NO : 2012/2265
KARAR TARİHİ : 16.02.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av…. gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkili şirket tarafından verilecek tüm belgelerle, akdedilecek sözleşmelerde çift imza ile temsil ve ilzam edilebileceğinin ana sözleşmesi ve 18.04.2011 günlü yönetim kurulu kararı gereği olduğunu, davalılardan …’ın kayınpederi olan diğer davalı …’ın cirosu ile hamili olduğu bono ile aleyhe icra takibine başladığını, bonoda sadece yönetim kurulu başkanı olan … …’ın imzası bulunduğundan şirketin borç altına sokulamayacağı gibi bonodaki teminat olduğuna dair Şerh kısmı kesilerek tahrif edilmiş olduğunu bildirerek, icraya konu bonodan dolayı borçlu olunmadığının tespitine, %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacı şirketin değişik iş alanlarında faaliyet gösterdiğini, asıl sermayesini yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarından topladığı paralarla sağladığını, davalılardan …’ın da bunlardan biri olup, davacıya mevduatlarını verdiğini, iddiaların gerçeği yansıtmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama sonunda, icra takibine konu davacı şirketin borçlusu oluğu bononun davacı şirket yönetim kurulu başkanı … … imzasıyla düzenlendiği, 18.04.2001 tarihli davacı şirketin yönetim kurulu kararı ile yönetim kurulu başkanının tek başına işlem yapma yetkisinin bulunduğu, bu sebeple düzenlenen bononun geçerli olduğu, davacı yanın bononun teminat amacıyla verildiği hususunu da ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
T.T.K.’nun 321/3.maddesine göre, anonim şirket adına tanzim edilecek evrakın muteber olması için, aksine esas mukavelede hüküm olmadıkça temsile selahiyetli olanlardan ikisinin imzasının varlığı gerekli bulunmaktadır.
Davacı şirketin ana sözleşmesinin 12.maddesinde; “Holding’in yönetimi ve temsili yönetim kuruluna aittir. Holding tarafından verilecek bütün belgelerin ve yapılacak sözleşmelerin geçerli olabilmesi için, bunların Holding unvanı altına konmuş ve Holdingi ilzama yetkili iki kişinin imzasın taşıması gereklidir. Yönetim kurulu yetkilerini murahhas azalara, müdürlere ve gerekli gördüğü diğer şahıslara verebilir ve bu yetkileri her zaman geri alabilir” denilmiştir.
Davaya konu 480.000,00 Euro bedelli, borçlusu davalı şirket olarak şirket kaşesi üzerinde sadece şirket yönetim kurulu başkanı imzası bulunduğu halde 15.01.2002 tanzim tarihli olarak düzenlendiği hususunda ihtilaf bulunmayan bononun tanzimi tarihi itibariyle yürürlükte olan 18.04.2001 günlü davalı şirket yönetim kurulu kararının 3.maddesinde aynen;”… Holding Anonim Şirketi tarafından verilecek bütün belgeler ve akdedilecek sözleşmelerde yönetim kurulu üyeleri ikişer kişi müştereken şirket unvanı altına atacakları imza ile şirketimiz her sahada temsil ve ilzam edilecek ve taahhüt altına girecektir.”denilmiş, 5.maddesinde ise aynen;”Şirketin maksat ve konusuna dahil gayelerin tahakkuku ve işlerin yürütülmesi amacıyla yerli ve yabancı, gerçek ve tüzel kişilerle akdolunan sözleşmeleri ile şirketi borç ve yükümlülük altına sokan para ve ayniyat tahsil ve tesellümüne ait makbuzlar, mektuplar, dekontlar, sipariş teyitleri, ihale teklifleri, sigorta poliçeleri v.s her türlü evrak aşağıda yazılı parasal yetkiler çerçevesinde imza altına alınır. 5.1- Bir milyon Amerikan Doları karşılığı Türk Lirası veya yabanca parayı geçen işlemlerde Yönetim Kurulu Başkanı ve Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı, 5.2-Bir milyon Amerikan Doları karşılığı Türk Lirası veya yabancı paraya kadar olan işlemlerde Yönetim Kurulu Başkan veya Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ile diğer yönetim kurulu üyelerinden herhangi birisi, 5.3-Elli Amerikan Doları karşılığı Türk Lirası veya yabancı paraya kadar olan işlemlerde yönetim kurulu üyeleri ile görev ünvanlarının altına “Kıymetli Evrak İmzalama Yetkilisi” ibaresi olanlar tarafından imzalanır “ şeklinde karar alınmıştır.
Bu durumda, davacı şirket ana sözleşmesinde T.T.K.’nun 321/3.maddesindeki hükmün aksine düzenleme bulunmadığı, iki kişinin şirket kaşesi üzerine atacağı müşterek imza ile temsil ve ilzam olunacağının kararlaştırılmış olduğu gibi şirket yönetim kurulu kararında da rakam büyüdükçe imza yetkilileri farklılaşmakla birlikte şirketin yine iki kişi imzası ile temsil ve ilzam olunacağının kararlaştırıldığı anlaşılmış olmasına rağmen, davaya konu bonoyu tek başına imzalayan şirket yönetim kurulu başkanının şirketi tek başına temsil ve ilzama yetkili bulunmadığı gözden kaçırılarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 16.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.