YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8700
KARAR NO : 2012/769
KARAR TARİHİ : 25.01.2012
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava, ticari satımdan kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalı, davacıya gönderilen tohumların fide haline dönüştürülüp, kendisine satılması konusunda taraflar arasında anlaşma bulunduğunu, domates tohumu gönderilmesine rağmen davacı şirketin biber fidesi teslim ettiğini, istifleme hatasından dolayı fidelerin bir kısmının kullanılamaz durumda olduğunu, ayrıca takip konusu fatura bedellerinin çek ile ödendiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalının 17.000 TL. bedelli çekle ödeme yapmış olmasına rağmen, bu ödemelerin geçmişte yapılan fide satışına ilişkin olduğu, dava konusu faturaların ödenmediği, yargılama sırasında davalının 18.000 TL. borcu olmasına rağmen bu miktarın davacı şirket ortakları arasında paylaşılarak zarar şeklinde muhasebeleştirecekleri yönündeki savunmasını da kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece, 20.088,20 TL üzerinden itirazın iptaline karar verilmiş ise de taraflar arasındaki ilişkinin sadece iki fatura ile sınırlı olmadığı, davalı tarafından ibraz edilen diğer 6 adet faturadan anlaşılmaktadır. Davalı tarafından 17.000. Tl ödeme yapıldığı ve toplam alışverişin 35.000. TL’yi aştığı mahkemenin kabulündedir. Bu durumda taraflar arasındaki tüm ilişkinin bir bütün olarak değerlendirilmesi suretiyle davalı tarafından itiraza uğramayan fatura içerikleri ve teslim fişlerine konu malların bedelinden davalının yapmış olduğu ödemenin indirilerek davacının alacak miktarının kesin olarak belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
2- Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanununun 388’nci maddesinin son fıkrasında, “Hüküm sonucu kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.” ifadesiyle hüküm fıkrasında ihtiva etmesi gereken unsurlar açıklanmıştır. Bu konunun arz ettiği önemden dolayı kanun koyucu ayrıca aynı Kanunun 389’uncu maddesinde “Verilen karar ile iki tarafa tahmil ve bahşedilen vazife ve haklar şüphe ve tereddüdü mucip olmayacak surette gayet sarih ve açık yazılmalıdır.” hükmüyle mahkeme kararlarının olması gereken niteliğini vurgulamıştır. Hukuk Muhakemeleri Kanununun m.297,II hükmüne göre de “ Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.” Bu hukukî esaslar gözetilmeden hüküm fıkrasının birinci bendinde “takibe dayanak iki adet faturadaki teslim edilmeyen ürünlerde mahsup edilmek kaydıyla” itirazın iptaline karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 25.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.