YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8753
KARAR NO : 2012/1675
KARAR TARİHİ : 08.02.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava, hukuki ayıplı olarak satın alınan aracın iade edilmesine ve satış bedeli ile oluşan zararın tazminine karar verilmesi istemine ilişkindir.
Davalılar … ve … Otomotiv Ltd.Şti. vekili, taraflar arasındaki satım sözleşmesinde müvekkillerinin bir katılımı bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı … … vekili, noter satışının yapıldığı gün araç üzerindeki tüm hacizlerin kalkmış olduğunu, müvekkilinin satım işleminde vekil olmasının aracın sorumluluğunun üzerinde olduğu anlamına gelmeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalı duruşmaya gelmemiş,davaya cevap da vermemiştir.
Mahkemece, davalı … En Verimli … şirketine ait aracın vekil … … aracılığı ile davacı şirkete satıldığı, aracın satışından doğan sorumluluğun vekile değil adına satış işlemi yapılan araç malikine (asile) ait olduğu, aracın … Otomotiv Ltd. Şti. ve şirket yetkilisi İbrahim … aracılığı ile satışının yapılmasının bu ilişkilerin hukuki ayıptan sorumlu tutulmalarını gerektirmediği gerekçesi ile davalılar … … ve … Otomotiv Ltd.Şti. ile … hakkındaki davanın husumet ve nedeniyle reddine, davalı … En Verimli … Sistemi Mah. Mad. Gıda San.ve Tic. Ltd. Şti. hakkındaki davanın kabulü ile 04/02/2008 tarihli satış sözleşmesinin iptaline, birlikte ifa kuralı gereğince davacı yedindeki aracın davalı şirkete teslimi koşulu ile 13.474 TL satış bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, hükmedilen miktara aracın teslim tarihinden itibaren yasal faiz uygulamasına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Mahkemece, dava dilekçesinde reeskont faizi talep edilmiş olmasına rağmen yasal faize hükmedilmesi doğru değil ise de kanunun olaya yanlış uygulanmasından doğan bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438,VII hükmü uyarınca hüküm fıkrasının 2’nci bendinin son satırındaki “hükmedilen miktara aracın teslim tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, fazlaya dair istemlerin reddine,” ifadesinin “hükmedilen miktara aracın teslim tarihinden itibaren reeskont faizi uygulanmasına, fazlaya dair istemlerin reddine,” şeklinde değiştirilmesi suretiyle hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle hüküm fıkrasının 2’nci bendinin son satırındaki “hükmedilen miktara aracın teslim tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, fazlaya dair istemlerin reddine,” ifadesinin “hükmedilen miktara aracın teslim tarihinden itibaren reeskont faizi uygulanmasına, fazlaya dair istemlerin reddine,” şeklinde değiştirilmesi suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin harcın iadesine, 08.02.2012 tarihinde oybirliği ile karar verilmiştir.